31 Mart 2010 Çarşamba

Rüstempaşa Camii






sulymaniyerustem
 
Mısır Çarşısı yakınında, tek minareli, etrafını çevirmiş sıra dükkanların, depoların üzerinde yükselen merkezi planlı yapıdır. Şehrin en aktif ticari merkezinde arka sırtlarda yükselen Süleymaniye Camisi ile birlikte eşsiz, güzel bir manzaradır. 1561 Yılında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştı. Dükkanların üzerinde yer alan camiye iki yandaki döner merdivenler ile ulaşılır. Avlu entresan mimariye sahip, küçük bir teras olup beş küçük kubbe ile örtülür. Merkezi kubbe karşılıklı 4 duvar payesi ve yanlardaki ikişer sütün üzerinde yükselir. Kare mekan köşeleri, kubbeyi destekleyen 4 yarım kubbe ile çevrilidir. İki yan taraf sütunların arkasında galeri gibidir. Giriş cephesi, küçük fakat çarpıcı iç mekan duvarları, devrinin en meşhur İznik çini örnekleri ile süslüdür. Çiniler geometrik, yaprak ve çiçek motifleri ile dekorlu olup renkli çiçek bahçesini anımsatır. Bir röliyef gibi kabarık mercan kırmızısı rengi 16 yy. da kısa bir süre kullanılmıştı.

Pertevniyal Valide Camii


  • validecamii 
     
    Sultan II. Mahmut’un eşi ve Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır.

  • Cami 1869-1871 yılları arasında inşa edildi.

  • Planlarını Sarkis Balyan’ın çizdiği, hazırlanmasına Hagop Balyan’ın katıldığı da bilinmektedir. Mimarı Montani’dir. Çizim işlerinde, desinatör Osep çalışmıştır. Uygulama ve şantiye yönetimi için Bedros Kalfa ve duvarcı Ohannes ile dülger kolbaşısı Dimitri görevlendirilmiştir.

  • Camii`nin, neogotik tasarımıyla klasik camilerden oldukça farklı bir mimarisi vardır.

  • Devlet ileri gelenlerinin, din bilginlerinin, hocaların katılımıyla düzenlenen büyük bir törenle temeli atıldı. Pertevniyal Sultan temel atma töreninini meydanı görebilen bir evin penceresinden izledi.

  • Tek şerefeli iki minaresi, Dolmabahçe Camii’nin minarelerinden daha geniş tutulmuştu. İç mekân bakımından da bu camiden daha genişti. Tek kubbesi yüksek, fakat küçüktür. Neogotik yüzey bezemeleri bu camiye ayrı bir güzellik kazandırır. Aynı bezeme zenginliği ve güzellik caminin iç kısımları için de geçerlidir. Altın yaldızla parlatılan mavi rengin egemen olduğu kalem işi süslemeler, iç mekanı baştan sona süslemektedir. Caminin Aksaray Meydanı`na bakan avlu kapısı, İstanbul`daki camiler için pek alışılmadık ve aynı zamanda da göz kamaştırıcıdır. Bu kapı Osmanlı taş oyma sanatının nadide ürünlerindendir.

  • 1956-59 arasındaki Aksaray Meydanı düzenlenmesi esnasında sebil gibi camiye ait bazı unsurlar kaldırılmış veya yeri değiştirilmiştir.

  • Caminin çevresindeki eserler: Bir çeşme, bir kütüphane, Pertevniyal Sultan’ın kendisi için yaptırdığı türbeden oluşmaktadır. Kütüphanesi, Süleymaniye Kütüphanesi’ne taşınmıştır. Trafikten en çok etkilenen cami bu camidir. Caminin kahyası Hüseyin Bey cami masrafı olarak 7961 kese 396 kuruş 10 para harcamış; üç ayrı temel çukuruna olmakla 3225 lira temele gömülmüştür.

  • Süleymaniye Camii




    Süleymaniye Camii 

    İstanbul’un siluetini minareler ve kubbeler süsler. Şehrin en büyük ve görkemli camii Süleymaniye Camiidir. Dış ve iç estetiği, fevkalade muntazam, göz okşayıcı proporsiyonları seyredeni büyüler. Süleymaniye Camii bir mimari şaheserdir. 16. yy., Türk Osmanlı İmparatorluğunun her bakımdan gelişmiş ve ilerlemiş olduğu bir devirdir. 36 Osmanlı Sultanı arasında 47 yıl ile en uzun hüküm süreni Kanuni Sultan Süleyman’dır. Bu büyük şöhretli Sultan, kendi adına yaptırtacağı camii Koca Mimar Sinan’a havale etmişti. Mimarlık dünyasının bir dehası olan Mimar Sinan, camii ve etrafını saran büyük kompleksi 1550-1557 yılları arasında tamamlamıştır. Türk sanatının klasik döneminin kurucusu ve geliştireni Mimar Sinan, sanatının üstünlüğünü burada da ispat etmişti. Caminin avlusunun etrafını çevreleyen büyük komplekste okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkânlar bulunur. Süleymaniye’nin dış güzelliğini seyredebilmek için yapıdan uzakta olmak gerekir. Galata Kulesi’nden veya Haliç’in Galata kesiminden, bu imparatorluk eseri bütün haşmeti ile görülebilir. Dört minaresi olan caminin esas mekânını büyük bir kubbe örter. Caminin ana girişi etrafı revaklarla çevrili, ortasında şadırvanı olan iç avludandır. İç mimarideki açıklık, bütünlük, ölçülü bir süsleme buranın haşmetli etkisini güçlendirir. 53 metre yüksekliğinde 26.50 m. çapındaki merkezi kubbeyi fil ayağı denilen dört büyük paye taşır. Mekânın bütün elemanları uyumlu bir armoni içerisindedir. Statik bakımından da yapının dengesi kusursuzdur. Zaman içinde İstanbul şehrini sarsan depremler burada tek bir çatlağa bile sebep olamamıştır. Kubbenin içi geçen yüzyılda yapılmış barok tesirli dekorasyondur.
    Yerdeki el yapısı tek örnek, mihraplı halı 1950’li yıllarda yerleştirilmişti. İçerideki en göz alıcı yer mihrap duvarındaki 16. yy. orijinal, fevkalade renkli, Türk motifleri ile süslü vitraylardır. Gayet sade mevlithanlar balkonu ve minber yanında, yine mermerden yapılmış mihrap nişinin etrafı çinilerle süslüdür. Sultan locası mihrabın solunda bulunur. Duvarlar Kuran’dan alınan ayetlerle süslüdür. Bunlar Türk kaligrafi sanatının çok güzel örnekleridir. Giriş ve yan cephelerde kadınlara ayrılmış balkonlar yer alır. Girişin sağında bronz kafesli bölme 18. yy. Türk maden işçiliğinin güzel bir örneğidir. Caminin arka avlusunda Sultan Süleyman’ın, bunun yanında da çok sevdiği karısı Roksana’nın büyük türbeleri bulunur. Etrafta değişik asırlarda yapılmış önemli kişilerin mezarları vardır. Süleymaniye kompleksinin bir ucunda küçük ve gayet mütevazı bir mezar bulunur. Burası 99 yıl şan ve şöhret ile yaşamış 50 yıl süre ile İmparatorluk baş mimarlığı yapmış, büyük usta Mimar Sinan’ın mezarıdır. Koca Sinan çalışkan ve verimli bir mimardı; uzun yaşamı boyunca 400’den fazla eser tamamlamıştı. Kurucusu olduğu klasik Türk mimarisinin en önemli temsilcisi de oydu. Eğittiği öğrencileri diğer İslam ülkelerinde de eserler üretmişlerdi.

    Şeyh Muhammed El Tavil Türbesi, Samandağ, Hatay

    Muhammed El Tavil Türbesi, Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Gözene Köyü’nde bulunnmaktadır.
    Türbe, yörenin halk tarafından en çok ziyaret edilen türbelerinden birisidir.

    Kızma-Dimyan Türbesi, Samandağ, Hatay

    Kızma-Dimyan Türbesi, Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Mızraklı Köyü’nde bulunmaktadır.
    Türbe, Müslüman ve Hıristiyanlarca ziyaret edilerek adak yapılan bir yerdir.

    Hz.Hıdır’ın Türbesi (Makamı), Samandağ, Hatay

    Hz.Hıdır’ın Türbesi (Makamı), Hatay'ın Samandağ ilçesinde bulunmaktadır.
    Halk arasında “Hz.Hıdır’ın (Hızır) Makamı”, Hz. Hıdır’ın Hz.Musa ile buluştukları yer olarak inanılmıştır. Burası Müslüman ve Hıristiyanlar’ın kutsal kabul ettikleri yerlerden birisidir.

    Çekek Camii, Giresun

    Giriş kapısı üzerindeki 1884 (h.1301) tarihli kitabeden anlaşıldığına göre, bu camiden önce aynı yerde bir mescidin bulunduğu, ve bu mescidin zamanla harap olduğundan Sarı Alemdar Zade tarafından bugünkü camii inşa ettirilerek imam ve müezzin için birer bahçe vakfedilmiştir.

    Kale Camii, Giresun

     Kale Camii, Giresun
    Giresun Hükümet Konağı yakınındaki meydanda bulunan Kale Camii’nin Giriş kapısı üzerindeki 1830 tarihli kitabeden öğrenildiğine göre (Caminin iki kitabesi mevcuttur) Dizdarzade Emetullah Hanım l830 yılında yaptırmıştır. Emetullah Hanım aynı zamanda Giresun Hacı Hüseyin Camisini de l861 yılında yaptırdığı vakıf kayıtlarında yazılıdır. Ancak her ikisinin aynı kişi olup olmadığı aradaki zaman farkından ötürü biraz şüphelidir. Zamanla harap olan cami üzerindeki ikinci bir kitabeden 1911-1912 yıllarında Sarı Mahmutzade El-Hac Mustafa Efendi tarafından yeniden yaptırıldığı öğrenilmektedir.

    Şeyh Keramettin Camii, Giresun






    giresun merkez şeyh keramettin camii

    Aynı adla anılan mahallede bulunan kagir camii, daha önce Şeyh Keramettin adlı zat tarafından yeri vakfedilerek inşa ettirilen ahşap caminin yerinde yaptırılmıştır. Fakat camii zamanla yıkıldığından 1900 (h.1318) yılında Sarı Alemdarzade İzzet Kaptan’ın varisleri tarafından hayrat olarak yeniden yaptırılmıştır.


    giresun merkez şeyh keramettin camii 02

    Giresun Merkez Hacı Hüseyin Camii




    giresun merkez hacı hüseyin camii

    Giresun Hacı Hüseyin Camisi’ni Trabzon Vakıflar Müdürlüğü’ndeki kayıtlara göre Çobanoğlu Hacı Hüseyin 1594 yılında yaptırmıştır. Sonraki yıllarda yıkılan camiyi Dizdaroğlu Murat Bey’in kızı Ayşe Emetullah Hanım 1861 yılında yeniden yaptırmıştır. Bunu belirten bir kitabesi Arapça sülüs yazı ile giriş kapısı üzerine yerleştirilmiştir. Cami avlusundaki mermer şadırvan da kitabesinden öğrenildiğine göre Hattatzade Hacı Ömer Ağa tarafından 1901 yılında yaptırılmıştır.
    Cami kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Kesme taştan yapılmış olup, giriş kapısı yuvarlak kemerlidir ve iki yanına sütunlar yerleştirilmiştir. Dışarıdan yapılmış bir merdivenle üst kattaki kadınlar mahfeline çıkılmaktadır.

    giresun merkez hacı hüseyin cami tarihi çeşmesi
    giresun merkez hacı hüseyin cami tarihi çeşmesi

    Hacı Miktad Camii, Giresun

     Hacı Miktad Camii, Giresun
    1661 yılında Hacı Miktad Ağa tarafından yaptırılmış, daha sonra 1841 ve 1889 tarihlerinde yenilenmiştir. 1841 tarihli kitabesinden Hacı Çalık Kaptan’ın hayratı olduğu anlaşılmakta; ana kapı üzerindeki 1889 tarihli kitabeden de, camiyi Hacı İsmail Efendi’nin yeniden yaptırdığı öğrenilmektedir.

    Kurşunlu Camii, Şebinkarahisar, Giresun



    kurşunlu cami (şebinkarahisar-giresun)

    Kurşunlu Camii (Şebinkarahisar-Giresun)
    Giresun ili, Şebinkarahisar ilçesi, Taş Mahalle’de bulunan Kurşunlu Camii 1587 yılında inşa edilmiştir. Caminin kitabesi bulunmamaktadır. Bununla beraber vakıf kayıtlarından 1587’de yaptırıldığı öğrenilmiştir. Banisinin ise kim olduğu bilinmemektedir. 1968 yılında restore edilen cami, Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan müstesna bir eser olma özelliği taşımaktadır.
    Kareye yakın dikdörtgen planlı cami kesme ve moloz taştan yapılmış, yapımında yer yer ahşap malzeme de kullanılmıştır. Kitabesi ve üç kubbeli son cemaat yeri ile tek kubbeli bir ana mekândan oluşmaktadır.

    Fatih Camii, Şebinkarahisar, Giresun




    fatih camii (şebinkarahisar-giresun)1
    Fatih Camii (Şebinkarahisar-Giresun)

    Şebinkarahisar Fatih Camii, Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalmadır. Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşını kazandıktan sonra Şebinkarahisar’a geldiğinde, bu gelişinin anısı olarak bir cami yapılmasını emretmesi üzerine Fatih Camii yapılmaya başlanılmış ve yapımı 5 yıl sürmüştür.
    Ahşap olarak yapılan cami tarihinde iki defa büyük yangın görmüş, birinci yangından sonra onarılmış fakat 1886 tarihindeki ikinci yangında tamamen yanarak yok olma noktasına gelmiştir. Mutasarrıf Resih Paşa ve Defterdar Mahmut Nedim’in öncülüğünde 1888 tarihinde Şebinkarahisar halkından da yardım alınarak şimdiki Fatih Camii yeniden yapılmıştır.
    Dikdörtgen planlı ibadet mekânının üzeri altı kubbe ile örtülmüş ve böylece Osmanlı mimarisindeki ulu cami plan tipi burada uygulanarak inşa edilmiştir. Kitabeleri olmadığından yandıktan sonra yeniden yapılışı ve banisi ile ilgili bilgiler karanlıkta kalmıştır… 1939 yılında yaşanan büyük Erzincan depremi Şebinkarahisar’da da oldukça etkili olmuş, caminin kubbeleri çökerek camide büyük hasar yaratmıştır. Dönemin Kaymakamı Mukadder Öztekin’in çabaları ile 1950 yılında onarılmış ve kurulan Fatih Camii koruma ve Güzelleştirme Derneği vasıtasıyla onarım ve ihtiyaçları karşılanmaya başlamıştır.
    Şebinkarahisar’da yaşanan 1915 yılındaki Ermeni isyanında ve Rum isyanlarında tahrip edilen ve saldırılara maruz kalan caminin duvarlarındaki mermi izlerini günümüzde de görmek mümkündür.
    Tamamen kesme taştan yapılan Fatih Caminin ana mekânı içerden dört adet büyük taş sütunlarla taşınmaktadır. Binanın çatısı içerden düz görünmesine rağmen dışardan kubbeli olarak yapılmıştır. Caminin giriş kısmı olan kuzey cephesinde iki tane son cemaat yeri mevcuttur. Birinci son cemaat yerinin üzeri iki, ikinci son cemaat yerinin üzeri üç küçük kubbeyle örtülüdür. Giriş kısmı üç büyük kemere ayrılıp yapılmıştır. Giriş kısmının sağında kare planlı kaide üzerinde önce konik sonra çok köşeli bir gövdeye sahip tek şerefeli minareye ve geniş bir avluya sahiptir. Avlunun üstü kurşunla kaplanmıştır. 2006 Yılında da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce restore edilerek üstü bakırla kaplanmış ve temel güçlendirme çalışması yapılmıştır.
    Şebinkarahisar İlçe merkezinde bulunan Fatih Camii, ilçenin en büyük camisidir.

    Başka bir kaynakta ise cami ile ilgili bilgi şöyledir:
    Bu camiyi Fatih Sultan Mehmet, Trabzon seferi sırasında yaptırmıştır. Bu duruma göre cami XV.yüzyılın sonlarına doğru yapılmıştır. İlk yapılışında ahşap olan cami iki kez yanmış ve yenilenmiştir. Kitabeleri olmadığından yandıktan sonra yeniden yapılışı ve banisi ile ilgili bilgiler karanlıkta kalmıştır.


    fatih camii (şebinkarahisar-giresun)2

    Seyyit Vakkas Türbesi (Giresun)


    seyyit vakkas türbesi 1

    Seyyit Vakkas Türbesi (Giresun)
    Kapu Mahallesi’nde bulunan 19. yy.dan kalma bir türbedir. Fatih Sultan Mehmet zamanında büyük yararlılıklar gösteren ve bir çatışma sırasında şehit düşen uç beyi Seyyit Vakkas’a aittir. Kendisi 15.yy.da yaşamış olmasına rağmen türbesi 19. yy.da yaptırılmıştır.

    seyyit vakkas türbesi 2

    29 Mart 2010 Pazartesi

    Kemah İskender Baba Türbesi









    ikender

    İlçe merkezinde Mektepönü Mahallesinde,yolun altında Fikri Erol’un bahçesinin içinde bir türbedir.Türbenin 
    kime ait olduğu ve ne zaman yapıldığı hususunda pek bir bilgi yoktur.Yoldan bakıldığında pek belli olmayan türbe iki bölmeden müteşekkil.Cami yönündeki kapısından zorla içeri girilen bölüm, eskiden küçük mescit gibi kullanılır,Kur’an okunurmuş.Oradan bir girişle geçilen iç odada ise iki adet mezar varmış.
    Nüfus Müdürü Fikri Bey,bu mezarların başında şamdan olduğunu söyledi, fakat biz gittiğimizde görememiştik.Zaten birinci odanın kubbesi yol tarafından çökmüş ve içine taş toprak dolmuş durumda.Üst kısmı da kubbeden bir eser kalmamış ve bir yığıntıya dönüşmüş gibi duruyor.

    Kemah Kelem Yakup Türbesi

    İlçenin 3 km doğusunda,Jandarma binasının üst tarafında Kemeryaka yolunun sağ tarafında etrafı,mezarlık olan bir tepenin üzerindedir.Halk tarafından “Kelem Yakup Türbesi”diye anılır ve Sultan Melik’in büyük kardeşi olduğunu söylerler.Halk bu mevkiye ve mezarlığa “Kelem yakup“ derlermiş.Rivayete göre bu zat,kendisine bir türbe yapılmasını istememiş.Hatta vefatından sonra bir kere üzerine bir türbe inşa etmişler,ama O üzerinden atmış.Rivayete göre,Hacı Bayramı Veli Kemah’a geldiğinde,bu zatın daha ermiş ve derin olduğunu işaret etmiş ve türbeyi ziyaret etmiş.

    Etrafı duvarla çevrili yerdeki mezarın taşları kırılmış.Ve maalesef definecilerin gadrine uğramış.Mezarın yanları hep kazılmış.Daha sonra mezarın hemen alt tarafına mescit gibi küçük bir bina yapılmış.Ama şimdi onun da çatısı çökmüş ve duvarları yıkılmış.Yüce ve yüksek bir tepenin üstünden Kemah’a ve kalesine nazar eden ve beklki de bekleyen bu yer de kendisine uzanacak bir imdad elini bekliyor. Nüfus Müdürü Fikri Bey,bu mezarların başında şamdan olduğunu söyledi, fakat biz gittiğimizde görememiştik.Zaten birinci odanın kubbesi yol tarafından çökmüş ve içine taş toprak dolmuş durumda.Üst kısmı da kubbeden bir eser kalmamış ve bir yığıntıya dönüşmüş gibi duruyor.

    Kemah Midilli Baba Türbesi









    midilli

    Gülabibey Camisi’nin güneyinde,Abdülbaki Ertuğrul’un evinin bahçesinin içerisindedir.Halk tarafından “Midilli Baba Türbesi”diye anılır. Kim olduğu ve nereden geldiği hususunda hiçbir bilgi yoktur. Şimdi ancak bir bölüm duvarı ve yarım kubbe tarzında olduğunun zar-zor anlaşılmasına yarayan kubbe parçasından küçük bir taş yığını kalabilmiştir.
    Eskiden çarşıya bakan bir giriş kapısı varmış,oradan mezarın olduğu alttaki bölüme girilirmiş.Ama şimdi ne kapısı belli,ne de kubbesi belli.Dört tarafı yıkık ve harab haliyle yanından geçenlerin, burada bir türbe olduğunu farkedemeyecekleri kadar kaybolmuş.Üst tarafı yol seviyesinden biraz yukarıda düz bir çimen ve birkaç taştan ibaret bir halde.Yanında kocaman bir ceviz ağacının gölgesinde,türab halinden türbe haline geleceği günü bekler gibi.

    Kemah Behramşah Türbesi


    kemah101

    Melik Gazi kümbetinin yanındadır.Biri tromplu,öbürü pandantifli iki kubbeyle örtülüdür.Birbirine geçmeli iki kare mekandan oluşmaktadır.Ana yapısı taştan,anıtsal kapısı tuğladandır.

    Kemah Melik Gazi Türbesi






    mlkgz1


    1071-1228’de yöreye egemen olan Mengücük Beyliği dönemine aittir.Kemah’ın kuzey batısındaki ,kayalık platform üzerinde yapılmıştır.Burası daha evvel Kemah’ın kenar mahallelerinden biri iken, şimdi terkedilmiştir. Halk arasında Sultan Melek olarak adlandırılan türbede,Mengücek beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik’in mumyası ve 5 mezar bulunmaktadır. Türbe sekizgen bir plan üzerinde altlı üstlü inşa edilmiş olup,üst kesimin iç kısmında köşeler belirsizleşerek yuvarlak halde horasan sıvayla kaplanmış ve bir kubbe tarzını almıştır.
    Zaman zaman satıhlarda tahribat olan türbe birkaç kez onarılmış,bugünkü duruma restorasyon yapılarak gelmiştir. Köşeleri yapıda kullanılan aynı ebattaki tuğlalarla örtülüp,prizmatik sütunceler halindedir.Sadece giriş diğer yedi köşegenden faklı ve çok daha prizmatik girinti ve çıkıntılara sahiptir.Doğu cephesi üzerinde ve çerçevesi birbirini takip eden girinti çıkıntılardan teşekkül olunan,üzeri tuğladan silme ile süslenen kapıdan içeri girilmektedir.Kapı üzerinde tuğladan yapılmış kufi bir kitabe vardır.Kırık kemer içine alınan rölyefli olarak geometrik motiflerle süslü olan alınlık ise kitabenin üzerindedir. Alt cenazeliğe üst kapının altına gelen ikinci ve daha küçük kubbeli kapıdan girilir.Bu kapı,yeni ve soldan merdivenli bir yapı içine alınmıştır.Cenazelik kısmı basık ve ortasında yine sekizgen köşeli ayak bulunur.Bu merkezi ayakla duvarlar ortasındaki koridoru çepçevre dolaşan bir beşik tonozla örülüdür.
    Cenazelikte bir mumya,beş kadar mezar vardır.Kuzeyden küçük ebatlı kare bir oyuk içeriye nisbi bir ışık sızdırmaktadır.Duvarlar 80 cm.kadar yükseklikte muhteşem taş örmedendir. Genel olarak türbe,inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekli ile dikkate şayan bir eserdir.Hatta Anadolu’da türbeler içerisinde nadir bir yeri ve apayrı bir tipe haizdir. Kapı üzerinde bulunan kitabede,Kuran’dan alınan “Her nefis ölümü tadıcıdır.” Ayeti vardır. Melik Gazi Zaviyesi Melik Gazi Türbesinin hemen yanında, dikdörtgen planlı bir yapıdır.Bina iki ayrı bölme tipi gösterir.Bunlar tuğladan küre biçiminde kubbelere sahiptir ve penceresizdir.Biri küçük,ikisi büyükçe 3 mezar sol bölme içerisinde yer almaktadır.
    Mengücek beyliğinin kurucusu Ahmed Gazi (Halk arasında Sultan Melek) adına inşa edilmiştir. 1560 yıllarında;evkafını (gelirini),şehirdeki bir aded hamamın senelik işletme bedeli ile bir takım hayırseverler tarafından vakfedilen zeminlerin yıllık geliri ve Ermenik,Küçük Ermenik,Bergisor köylerinin malikane hisseleri teşkil etmekte idi

    Tavil Ahmet Ağa (Yalı) Camii, Çanakkale

    Yalı Camii’de kare planı, kırma çatısıyla kentin önemli camilerinden biridir. Mevcut onarım kitabesinden anlaşıldığına göre Tavil Ahmet Aga tarafından yaptırılan ilk caminin yanması üzerine 1854 yılında Miralay Halil Bey’in gayretleriyle yenilenmiştir
    Yanında küçük bir Haziresi (Hazîre, külliye, cami, mescid, tekke gibi dini yapıların avlularında yer alan etrafı duvar veya parmaklıkla çevrili mezarlıklara verilen isimdir) bulunmaktadır.

    Çimenlik Kalesi Camileri, Çanakkale

    Çimenlik Kalesi içerisinde bulunan Mescit, 12.12×5.24 m. ölçüsünde ince uzun dikdörtgen planlıdır. Mescidin alt kısmı taştan, üst kısmı da tuğladan yapılmıştır. Burçlardan biri üzerine tuğladan minaresi oturtulmuştur. Minarenin şerefe çıkmaları beş sıra testere dişi biçiminde tuğlalarla bezenmiştir.
    Çanakkale savaşı sırasında mescide isabet eden bir top mermisi yüzünden minaresinin yarısı yıkılmış, 1968’den sonra da onarılmıştır. İbadet mekanındaki mihrap kıble yönündedir. Mihrap tuğladan ve mukarnaslıdır. Mescidin giriş kapısı çift renkli ve geçmeli mermerlerden yapılmıştır

    Sofucu Halil Camii, Çanakkale

    Sofucu Halil Camii Alaaddin Mahallesinde bulunmaktadır.
     Eski bir mescit iken 1961 yılında Cami koruma derneği tarafından yıktırılarak yerine yeni kubbeli bir cami yaptırılmıştır.
    Toplam 300 m2 lik bir alana sahiptir.

    Yazıcızade Camii, Çanakkale

    Hacı Bayram Veli’nin müritlerinden olan Muhammediye yazarı Mehmed-i Bican Efendi ile Ahmed-i Bican Efendi ’nin namına yaptırılmış olup Fatih devri eserlerindendir.
    Yazıcızade mahallesinde, bugünkü halk kütüphanesi yakınında bulunmaktadır.

    Kadı İskelesi Camii, Çanakkale

    Alaaddin Mahallesi Eceabat Caddesi üzerinde bulunmaktadır.
    Bahari Kadı Zade Mehmet tarafından 1546 yılında yaptırılmıştır. Kullanım alanı 120 m2, avlusu 810 m2 olmak üzere toplam 930 m2 lik alana sahiptir.

    Hallaç Hüseyin Camii, Çanakkale

    Yazıcızade Mahallesinde, Mevlevihane yakınında bulunmaktadır.
    Eskiden Hallaç Hüseyin Mesçidi olarak hizmet vermiştir. Mescit kerpiçten yapıldığından zamanla yıkılmış, 1969 tarihinde cami koruma derneği tarafından bugünkü yeni cami yaptırılmıştır. Kullanım alanı toplam 240 m2 dir.

    Cerrah Hüseyin Camii, Çanakkale

    Camikebir mahallesinde çarşı mevkiinde bulunmaktadır. Cerrah Hüseyin tarafından yaptırılmıştır.
    Önceleri tekke olarak görev yapmış bilahare mescit haline getirilmiş, sonra camiye çevrilmiştir. İki kubbelidir ve tek giriş kapısı vardır. Sağ kubbe altı açık olup, sonradan kapatılmıştır. Kullanım alanı 110 m2 dir

    Namazgah, Çanakkale

    Namazgah, 1407 yılında Beşe oğlu İskender Bey tarafından sefere çıkan Deniz Tüfekçi erleri için inşa edilmiştir. İlk açık hava camiidir. Burada namaz kılınır ve sefere çıkılırdı.
    Namazgahın girişini oluşturan taş biçimindeki mermer kapı Ladikli Süleymanoğlu Aşık tarafından yapılmıştır. Mermer kapının üzerinde kitabesi mevcuttur. 1980 yılında ilçemiz müftülüğünce onarılmıştır.

    28 Mart 2010 Pazar

    Hacı Özbek Cami






    Hacı Özbek Cami

    İznik’te inşa edilen ilk Osmanlı camisidir. Üstü 8 metre çapında kiremit kaplı bir kubbe ile örtülüdür. 1333 yılında inşa edilmiştir

    Orhan Bey Camii Ve Hamamı












    Orhan Bey Camii Ve Hamamı

    Cami, Yenişehir Kapı dışında sol tarafta tarlalar arasında kalıntı halindedir. Hamam ise, cami ile surlar arasında bulunmaktadır.

    Bursa'daki Türbeler


    türbe

    Şeyh Kutbettın Camı Ve Türbesi,
    Eşref-i Rumî Camı Ve Türbesi,
    Yakub Çelebi Zaviyesi Ve Türbesi, 
    Kırgızlar Türbesi ,
    Sarı Saltuk Türbesi,
    Çandarli Hayrettin Paşa Türbesi,
    Çandarli İbrahim Paşa Türbesi Ve İmareti,
    Çandarli Halil Paşa Türbesi,
    Huysuzlar Türbesi,
    Ahiveyn Sultan Türbesi,
    Abdülvahap Sancaktarı Türbesi İznik’in önemli türbeleridir.

    27 Mart 2010 Cumartesi

    Boludaki Camiler


    bolu_buyuk_cami


    Bolu’da bulunan Büyük Cami (Yıldırım Beyazıt Cami), 
    Kadı Cami, 
    Saraçhane Cami, 
    İmaret Cami,
    Ilıca Cami, 
    Ilıca Cami, 
    Süleyman Paşa Cami, 
    Yıldırım Cami, 
    Kanunî Cami, 
    Yukarı Tekke Cami, 
    Eskiçağa Yıldırım Cami görülmeye değer eserledir.

    Boludaki Türbeler

    Tokad-i Hayreddin Türbesi, Akşemseddin Türbesi, Ömer Sekkin Türbesi, Aşağı Tekke Türbesi, Ümmi Kemal Türbesi, Kasım Dede Türbesi, Babahızır Türbesi başlıcalarıdır.


    25 Mart 2010 Perşembe

    Halil Bey (Yukarı) Camii, Bartın

    Halil Bey (Yukarı) Camii, Bartın şehir merkezinde yer almaktadır.
    1872 yılında Halil Bey tarafından yaptırılmıştır.
    Kubbesiz, dikdörtgen planlı, iki pencere ile aydınlanan kagir bir yapıdır.

    İbrahimpaşa (Orta Cami) Camii, Bartın

    Bartın çarşısındadır. Bosna Valisi İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapım yılı bilinmemekle birlikte 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir, 1864 ve 1897 yıllarında iki yangın geçirdiği, 1898 yılında yeniden yaptırılarak 1901 yılında ibadete açıldığı bilinmektedir.

    Şadırvan (Aşağı Cami) Camii, Bartın

    1903-1905 yıllarında halktan toplanan paralarla yaptırıldığı söylenmektedir. Minaresinin ise 1913 yılında yapıldığı şerefedeki kitabeden anlaşılmaktadır. Dikdörtgen planlı olup, duvarları köşelerde kesme taş, diğer kısımları tuğla ve moloz taştan harçla yapılmıştır.

    İçkale Mescidi, Amasra, Bartın

    Amasra Kalesi içinde, eski bir şapeldir. 15. yüzyılda mescide dönüştürülmüş, 1930 yılında ibadete kapatılmıştır.
    9. yüzyılda çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan şapel, 11×7 m. boyutlarındadır. Ambon tonozunda “İsa Peygamber’in Göğe Yükselişi” (Ascension) sahnesini hatırlatan izler; ambon, narteks ve duvarlarının ise, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (fresk) ile süslü olduğu görülmektedir. Ancak duvarlar ince bir sıva ile kapatıldığından, bu freskolar zamanla düşen sıva tabakaları altından yer yer ortaya çıkmakta ve tahribata uğradığı anlaşılmaktadır.

    AMASRA İLÇESİNDEKİ CAMİLER

    Ebu Derda Türbesi, Bartın

     Ebu Derda Türbesi, Bartın
    Hz. Peygamberimizin Sancaktarı Ebu Derda Hazretlerine ait olduğu söylenir. Ancak; tarihi kaynaklara göre, Hicretin 50. yılında İstanbul’un kuşatılması sırasında bu bölgeden geçerken buralarda bir süre kaldığı tahmin edilen Ebu Derda Hazretleri hatırasına sonradan bir türbe yapıldığı ve burasının manevi bir makam olarak kabul edildiği olasıdır.

    Kurşunlu Camii, Balıkesir

    Kurşunlu Camii, Balıkesir'de bulunmaktadır.
    1231 yılında Edremit Fatihi olan Selçuklu Komutanı Yusuf Sinan tarafından yaptırılmıştır.
    Caminin yanında Yusuf Sinan’ın türbesi vardır.

    24 Mart 2010 Çarşamba

    Ahi Bayram(Ahi İbrahim) Türbesi

    Ahi Bayram(Ahi İbrahim) Türbesi

    Kuzey cephede yer alan, eyvan açıklığı, geniş yuvarlak kemerlidir. Türbe üzerinde, tuğlaların yan yana dik konulması ile meydana gelen kasnağın üzerinde ince bir sıra taş silmeyi takiben sekiz kenarın tepe noktasında birleşerek meydana getirdiği piramit çatı yer almaktadır. İç kısımda, geçişleri Türk üçgenleri ile sağlanan bir kubbe vardır. Zeminde, alt kısımda bulunan cenazeliği gören kare bir delik vardır. Bu aynı zamanda cenazeliğin havalandırılması amacıyla da yapılmış olmalıdır. Kuzeyde cenazeliğe inen merdivenler ve söveleri Bizans Dönemi işlemeli bloklarla yapılmış, cenazelik giriş kapısı yer alır.

    Üveys Paşa Camii


    Üveys Paşa Camii

    Aydın’ın en eski camisi olan Üveys Paşa Camisi, Kadı Muhiddin Efendi’nin oğlu Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Üveys Paşa, Başdefterdarlık ile Budin ve Mısır Beylerbeyliklerinde bulunmuştur.  Avlu içerisinde kare planlı tek kubbeli küçük bir camidir. Yüksek kasnak üzerine oturan kubbesi kiremit kaplıdır. Dört sütunlu son cemaat yeri kirpi saçaklıklı üç kubbecik ile örtülmüştür. Giriş kapısı üzerinde yazıtı bulunmaktadır. Mihrap ve minberinde dikkati çeken bir bezeme olmayıp sadedir. Büyük olasılıkla caminin yandığı sırasında içerisindeki bezemelerle birlikte tahrip olmuştur. Cami 1899 depreminde yıkılmış, yeniden yapılmış, Yunan işgali sırasında yakıldığından 1947-1948 yıllarında onarılarak bugünkü durumuna getirilmiştir

    Ramazan Paşa Camii

    Ramazan Paşa Camii


    Aydın Çarşısı içerisindeki Ramazan Paşa Camisini 1595’te Üveys Paşa’nın kardeşi Ramazan Paşa yaptırılmıştır. Cami 1899 depreminde tamamen yıkılmıştır. Günümüze ulaşan camiyi Sökeli Halil Paşa yaptırmış, orijinalliğinden uzaklaşan camide karmaşık bir üslup görülmektedir. Burada Avrupa mimarisinden yararlanılmak istenmişse de bunda başarılı olunamamıştır. Cami, kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Kubbe kasnağındaki yuvarlak pencereler barok kıvrımlarla çevrelenmiştir. Ahşap giriş kapısı, oyma işleri ile bezenmiştir. Yapının üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. İçerisini barok üslubu anımsatan on uzun pencere ve su damlacığı şeklindeki küçük pencereler aydınlatmaktadır. Alçı kabartmalar, renkli cam işçiliği ve ağaç oymacılığı bakımından süslemeleri önemlidir. Caminin iç bezemesi bütünüyle barok üsluptadır. Kurtuluş Savaşı sırasında 22 Mayıs1919’da direniş toplantısı bu cami içerisinde yapılmıştır.

    Bey Camii, Aydın

    Bey Camii


    İstasyon binası yakınında bulunan ve Süleyman Bey Camisi, klâsik Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Süleyman Bey’in vakfiyesinden, Üveys Paşazade Mehmet Bey’in torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa’nın oğlu Süleyman Bey tarafından 1683 yılında yaptırıldığı öğrenilmiştir.
    Mimar Sinan’ın kalfalarından biri tarafından inşa edildiği sanılan bu cami, bir avlu içerisinde kare plânlı, kesme taştan ve tek kubbeli bir yapıdır. Kubbesi iki kademeli beden duvarları üzerinde 16 köşeli bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Camiyi aydınlatan pencereler duvarlarda ve kasnakta yer almaktadır. Dışarıdan dar bir merdivenle kadınlar mahfiline çıkılır. Kubbe içerisindeki bezemeler XVII.yüzyıl üslubuna göre yenilenmiştir. Kesme taştan yapılmış mihrabı sade olup, mermerden yapılmış minberin merdiven altı işlemelidir. Tek şerefeli minaresinin gövdesi çok kenarlıdır. Caminin minaresi 1899 depreminde yıkılmış, şerefeden yukarı kısımları yenilenmiştir. Ancak bu yenilenme orijinal durumundan çok uzaktır. Yunan işgali sırasında tahribata uğrayan minare 1954-1956 yıllarında cami ile birlikte onarılmış ve orijinal durumuna getirilmeye çalışılmıştır

    Cihanoğlu Camii



    Cihanoğlu Camii

    Aydın, Köprübaşı Mahallesi’ndedir. Müderris Cihanoğlu Abdülaziz tarafından 1756 yılında yaptırılmıştır. Moloz taş ve tuğla karışımı olan cami, 9.50×9.50 m. Boyutunda kare planlıdır. XVIII.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı mimarisine egemen olan barok üslubunda yapılmıştır. Bu özellikler sütunlarda, kabartma motiflerinde ve mimarisinde tümüyle yansımıştır. Camiye 15 basamaklı bir merdivenle çıkılır. Son cemaat yeri dört yuvarlak sütun üzerine oturtulan üç kubbe ile örtülüdür. Giriş kapısının etrafı mermer sövelerle sınırlandırılmıştır. Bu kapının üzerinde h.1170 (1756) tarihli yapım kitabesi bulunmaktadır:
    Her kim bu camiyi kılmış, binası müstedam olsun İlâhi ruzu mahşerde şefi-i Mustafa olsun. Sahibül hayrat velhasenat el hac Abdülaziz Efendi 1170.
    İbadet mekanı üç sıra pencere ile aydınlatılmıştır. İçerisi barok üslupta madalyon ve çiçek motifleri ile bezenmiştir. Bunların arasında hayvansal motiflere de rastlanır. Yüksek bir kaide üzerine oturtulan caminin altı çarşı olarak kullanılmıştır. Yanında bulunan medresesi 1954 yılında onarılmış ve Vakıflar Öğrenci Yurdu haline getirilmiştir. Mihrap duvarının önünde kare planlı kubbeli Cihanoğlu’nun türbesi yer almaktadır. I.Dünya Savaşı sırasında depo olarak kullanılmış, Yunan işgali sırasında zarar görmüş, 1950 ve 1967 yıllarında onarılmıştır.

    İlyas Bey Camii

    İlyas Bey Camii

    Söke’de Miletos’un yanındaki Balat Köyü’ndedir. Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılmıştır. Cuma Camisi ismiyle tanınan bu caminin yapımında Miletos antik kentinin mermer blok taşlarından yararlanılmıştır. Bu yüzden de caminin içerisi ve dışı düzgün mermer bloklarla kaplanmıştır. Kare planlı caminin kuzeydeki mermer, taş işçiliği yönünden önemli sivri kemerli kapısı üzerinde h.806 (1403) tarihli üç satırlı yazıtı bulunmaktadır.
    İbadet mekânını öreten kubbesi sekizgen bir kasnak üzerinde 14 m. Çapında olup, üzeri kiremitle örtülüdür. İçerisi her duvarda iki sıra halinde dörder pencere ile aydınlatılmıştır. Doğu duvarındaki ilk sırada bulunan pencerelerin üzerine çini kakmalı ayetler işlenmiştir. İkinci sıradaki pencereler ise geometrik desenli vitraylarla kaplıdır. Caminin 5.20×7.35 m. Ölçüsündeki mermer mihrabı geometrik desenlerle bezenmiş olup, çağının en güzel örneğidir. Caminin karşısındaki dört köşeli 1404 tarihli kubbeli türbe İlyas Bey’e aittir. Menteşeoğulları döneminden kalan medrese ve imaret harap durumda olup, bunlardan iki katlı medrese bir avlu etrafında tonoz üst örtülü odalardan meydana gelmiştir.

    22 Mart 2010 Pazartesi

    Muratlı Köyü Camii, Borçka, Artvin

    Borçka ilçesi, Muratlı (Maradit) köyünde bulunmaktadır. 1846 yılında yaptırılmıştır. Tümüyle ahşap olan yapının içteki ahşap elemanları çeşitli süslemelere sahiptir. Özellikle cümle kapı kanatları, minberi ve mihrabı ağaç oymacılığının güzel örneklerindendir.

    Muratlı camisinin giriş kapısı üzerindeki kitabeden 1846 yılında Ahmet Usta (Aslanoğlu) tarafından yaptırıldığı öğrenilmektedir.

    Caminin minberinin Uzunhasan Zade Hüseyin Alemdar tarafından 1847’de, Sağıroğlu Hüseyin Ağa tarafından da 1847’de kadınlar mahfili yaptırılmıştır.

    ARTVİN'DEKİ DİĞER CAMİLER

    Ömer Paşa Camii ve Türbesi, Elmalı, Antalya

    Ömer Paşa Camii ve Türbesi, Antalya'nın Elmalı ilçesinde çarşı içinde yer almaktadır.
    Yapı Manavgatlı Ketencizade Ömer Paşa tarafından 1610 yılında yaptırılmıştır.
    (Cami kitabesinde ve vakfiyesinde 1677’de yaptırıldığı yazmaktadır.)

    Abdal Musa Türbesi, Elmalı, Antalya

    Abdal Musa Türbesi, Antalya'nın Elmalı ilçesine bağlı Tekke Köyü’nde bulunmaktadır.
    Horasan erenlerinden Abdal Musa Türbesi’nin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir malumat bulunmamaktadır.
    Türbenin yanında bulunan Abdal Musa Dergahının üzerindeki kitabeye dayanılarak XIII.yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır.

    Şeyh Şucaeddin Türbesi (Merkez)

    Antalya Çaybaşı Mahallesi’nde bulunan bu türbenin kitabesinden 1238 yılında yapıldığı bilinmektedir. Burada bir dergahın olduğu kaynaklardan öğrenilmişse de günümüze yalnızca türbe ve diğer yapıların temel kalıntıları gelebilmiştir. Kitabesinde de imaret ve türbe olarak geçmektedir.
    Şeyh Şucaaddin Türbesi, kare planlı olup üst yapısı bugün mescit olarak kullanılmaktadır. Kesme taştan yapılmış olan türbenin yarı duvarları orijinal olup, üstü 1969 yılında orijinaline uygun olarak yenilenmiştir. Kuzey cephesindeki kemerli küçük bir kapı önündeki dokuz basamakla mumyalık kısmına inilmektedir. Mescit olarak kullanılan üst kapının giriş cephesinde sivri kemerli nişler yer almaktadır. Bunlardan soldaki niş içerisinde beş satırlı kitabesi bulunmaktadır:
    “Allah
    Teberre’a bi imareti hazihi’l-türbeti
    El-Abdeynu’z-za’ifeynü’l-muhtaceyn ila
    Rahmet-i’l-İlahi te’ala… ve ehuhu
    …bin Abdullah fi sene site selasine ve site mi’e 636”.
    Türbenin üzerini tromplu bir kubbe ile içten, dıştan da dört kenarlı kiremit örtülü piramidal çatı örtmektedir.

    Şeyh Sinan Türbesi (Merkez)

    Antalya Şeyh Sinan Mahallesi’nde, Recep Peker Caddesi üzerindeki Şeyh Sinan Türbesi, Şeyh Sinan Camisi’nin yanındadır. XVII.yüzyılda yapılmıştır.
    Caminin karşısında bulunan Şeyh Sinan Türbesi kare planlı, küçük ve basit bir yapıdır. Moloz taştan derzli olarak yapılmıştır. Üzeri kiremitli bir çatı ile örtülmüştür. Güney cephesinde kesme taştan küçük bir hacet penceresi ve burada da üç kitabe bulunmaktadır.

    Ahi Yusuf Türbesi (Merkez)

    Antalya Selçuklu Mahallesi’nde Mermerli Sokak’ta bulunan bu türbe, Ahi Yusuf Mescidi’nin yanında olup, Cami üzerindeki kitabeden 1249 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Caminin güney tarafındaki kale duvarlarının kalıntıları arasına türbe yerleştirilmiştir. İki katlı türbe blok taşlardan yapılmıştır. Alt kat, Selçuklu türbelerinde olduğu gibi mezar odası olup, sandukanın bulunduğu ikinci katın zaviye olarak kullanıldığı söylenmektedir.
    Türbe ile cami arasındaki boşlukta üç adet mezar bulunmaktadır.

    Nigâr Hatun Türbesi (Merkez)

    Nigâr Hatun Türbesi

    Yivli Minare ile Mevlevihane arasındaki terasta bulunan bu türbe, Şehzade Korkut’un annesi Nigâr Hanım’a aittir. Selçuklu kümbetlerini andıran Nigâr Hatun Türbesi 1502 yılında yapılmıştır.
    Altıgen planlı olan türbe, kaidesi üzerine yontma taştan ve tuğla derzli olarak yapılmıştır. Günümüze ulaşan bu türbe, 1961 yılında bütünü ile yenilenmiş olduğundan orijinal şeklinin nasıl olduğu bilinmemektedir. Ancak beden duvarlarında yer yer devşirme mermer taşlar kullanılmıştır. Güney cephesinde dikdörtgen bir niş içerisinden yay kemerli bir kapıdan girilen türbenin üzeri piramidal bir çatı ile örtülmüştür.
    Türbe içerisinde sonradan yapıldığı sanılan Nigâr Hanım’ın mezarı bulunmaktadır.

    Zicirkıran Mehmet Bey Türbesi, Muratpaşa, Antalya

     Yivli Minare ve Camii, Muratpaşa, Antalya
    Antalya'nın Muratpaşa İlçesinde Yivli Minare’nin avlusunda yer alan Zincirkıran Mehmet Bey Türbesi'nin hemen yanında yer almaktadır.
    1377 yılında yapılmıştır.
    Aynı zamanda Mevlevihane’nin doğusundaki küçük bir terasta bulunan bu türbe, sekizgen planlı olup, kesme taştan yapılmıştır.

    Alanya Arkeoloji Müzesi, Alanya, Antalya


    Alanya Arkeoloji Müzesi 1967 yılında ziyarete açılmıştır.
    Müze arkeoloji ve etnoğrafya bölümlerinden oluşmaktadır.
    Müzenin belli başlı eserleri, Alanya çevresinde bulunan ve MÖ.625 yılına tarihlenen Fenike Yazıtları, Helenistik, Roma, Bizans dönemlerine ait mimari parçalar ile heykellerdir.

    Antalya Atatürk Müzesi (Merkez)

    Atatürk Müzesi 1986 yılında açılmıştır. Müzenin bulunduğu bina XX.yüzyılın başlarına tarihlenen iki katlı yığma taş duvarlı bir yapıdır. Bu müzede Atatürk’ün özel eşyaları ile Atatürk pulları ve para koleksiyonları sergilenmektedir.
    Haşim İşcan Mahallesi
    Atatürk Caddesi

    Antalya Müzesi (Merkez)

    Antalya Müzesi


    Antalya Müzesi ilk defa 1922 yılında Süleyman Fikri Erten tarafından Kale İçi’ndeki Alaaddin Camisi’nde kurulmuş, İtalyan Konsolosluğu bahçesinde ve çeşitli oklularda bulunan eserler müzenin ilk koleksiyonlarını oluşturmuştur. Müze, 1939 yılında Yivli Minare’nin de bulunduğu Selçuklu Külliyesine taşınmıştır.
    Antik Çağın önemli kentlerinin bulunduğu yöreden toplanan ve arkeolojik kazılardan getirilen eserler kısa zamanda müze koleksiyonlarını geliştirmiş, Yivli Minare bunları sergileyecek kapasitede olmadığından yeni bir müzenin yapımına gereksinim duyulmuştur. Konyaaltı Caddesi’nde yeni müzenin 1965 yılında başlanmış, 1971 yılında müze binası tamamlanmış, sergileme ve düzenleme çalışmalarından sonra 25 kasım 1972’de müze ziyarete açılmıştır.

    Ardahan Posof Merkez Cami

    ardahan_posof_merkez_cami
    Posof Merkez Camii

    Posof merkez camisinin minberinde kitabeye göre 1868 tarihinde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Cami, boyuna dikdörtgen planlı olup, kesme taşlardan yapılmıştır. İç yapısı Osmanlı mimarisini yansıtmaktadır. Ayrıca caminin doğusunda yer alan dikdörtgen hazire alanında bulunan bir lahitte yazan 1771 tarihi caminin tarihinin minberindeki tarihinden daha eskiye dayandığını düşündürmektedir.

    Tokyo Türk Camii, Tokyo, Japonya

    TOKYO CAMİİ’NİN TARİHÇESİ
    1917 yılında Rusya’da meydan gelen Bolşevik İhtilali’nden sonra Orta Asya ülkelerinde yaşayan Müslümanlar çeşitli işkence ve zulümlere maruz kaldılar. Hayatlarını kurtarmak için o bölgede yaşayan müslümanlar başka ülkelere göç etmeye başladılar. Bir kısmı, Orta Asya’dan Sibirya demiryolu ile Mançurya’ya gelerek yerleşmiş, bir kısmı da küçük çaplı ticaret vesilesiyle Kore ve Japonya’ya yerleşmeye başlamıştır.   

    21 Mart 2010 Pazar

    Yivli Minare, Muratpaşa, Antalya

    Yivli Minare, Antalya
    Yivli Minare Külliyesi içerisinde camiinin hemen güneydoğusunda, XIII. yüzyıla ait bir Selçuklu eseridir. I. Alaeddin Keykubat tarafından (1219-1238) tarihleri arasında yaptırılmıştır.
    Kare planlı bir kaidenin üstünde silindirik bir kısmı ve yarım sütun şeklinde gövdesi vardır.

    Sultan Süleyman (Kale) Camii, Alanya, Antalya

    Sultan Süleyman (Kale) Camii, Alanya, Antalya
    Sultan Süleyman (Kale) Camii, Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunmaktadır.
    Şehir surlarının zirve kısmında, İç Kalenin hemen dışında kalan caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
    Bununla beraber, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından kentin yeniden düzenlenmesi sırasında 1231 yılında yaptırıldığı sanılmaktadır.

    18 Mart 2010 Perşembe

    Amasya Müzesi

    Amasya Müzesi, şehir merkezinde yer alır.
    1925 yılında Sultan II. Bayezit Külliyesi’ne ait medrese binasının iki odasında toplanan az sayıda arkeolojik eser ile İslami devir mumyaları bir araya getirilerek bir “Müze Deposu” oluşturulmuştur.

    Hazeranlar Konağı (Etnoğrafya Müzesi), Amasya

    Hazeranlar Konağı (Etnoğrafya Müzesi), Amasya'da yer almaktadır.
    Hatuniye Camii’nin doğusunda yer alan Yalı Evleri dizisindeki en güzel konaktır.
    19. yüzyıl geleneksel sivil mimari örneklerinden biridir.
    Defterdarlık görevinde bulunan Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır.
    Konağın iki ayrı girişi vardır.

    Mısri Camii, Afyon

    afyon_misri_cami

    Akşemseddin’in halifelerinden Abdurrahim Karahisari adına Şahkancioğlu Evliya Kasım Paşa tarafından 1466 yılında yaptırılmıştır. Tek kubbeli mescit biçimindeyken, sonradan etrafı açık dört kubbeli cemaat bölgesi eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

    Ot Pazarı Camii, Afyon

    afyon_otpazari_cami

     Ot Pazarı Camii, Afyon
    Tuzpazarı Caddesi’nde, sebze hali (bugünkü Belediye Çarşısı) bitişiğindedir. 1590’da Tellalzade Süleyman Çavuş yaptırmış, yıkılan minaresi 1958’de yenilenmiştir. Kesme taş ve kare planlı tek kubbelidir. Kuzeyde camla kaplı olan son cemaat yeri sonradan eklenmiş olup, üç sivri kemer üzerine üç kubbeyle örtülmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Mihrabı sonradan yapılmış ve beyaz mermerle kaplıdır.

    17 Mart 2010 Çarşamba

    Ulu Cami, Afyonkarahisar

    Cami, 1272-1277 yılları arasında Sahipata Nusrediddün Hasan tarafından yaptırılmıştır.
    Cami minberinin kapı kanatlarındaki kitabede ahşap ustası Emir Bey’in ismi geçmektedir.
    Bu ismin yanında 1272 tarihleri yer almaktadır. Caminin mimarı bu kitabede ismi geçen Emir Hacı Bey’dir.
    Afyon’un en eski yerleşim birimlerinden Hıdırlık Tepesi ile Kale Eteği arasındaki derin vadiye inşa edilmiş olan cami Afyon’nun en büyük camisidir.

    İmaret Camii


    Kurtuluş caddesindedir.
    Sadrazam Gedik Ahmet Paşa, 1472’de Mimar Ayaz Ağa’ya yaptırmıştır.
    Bu yüzden Gedik Ahmet Paşa Camisi adıyla da tanınır.
    Nakışları Abdüssamedoğlu Hasan’ındır.
    Camiyi 1795’te Müftfzade Ahmet restore ettirmiştir.
    Ters T biçiminde ardarda iki kubbeli planlıdır. Kuzeydeki son cemaat yeri, 6yuvarlak sütun, 5 sivri kemerli ve 5 sekizgen kasnaklı kubbeyle örtülüdür. Tek şerefeli minaresi, yivli burma biçimlerle süslüdür. Yivlerin arası lacivert renkli çinilerle kaplıdır. Mukarnaslı giriş kapısı kalem işlemeli mermerdendir. Üzerindeki onarım yazısı 1795 tarihini taşımaktadır. Doğu, batı ve kuzey duvarlarında iki, kıble duvarında üç sıra pencere vardır. T biçimindeki iç mekanı iki büyük kubbe, iki yanda sıralanan odaları da üçer küçük kubbe örtmektedir. Gedik Ahmet Paşa(İmaret) Külliyesinin bir yapısıdır.

    Zafer Müzesi, Afyonkarahisar






    afyon zafer_muzesi


    Afyonkarahisar’ın, şehir merkezinde “Zafer Anıtı” ile Afyonkarahisar Kalesi’nin karşısında mutenâ bir mevkide yer alır. 1915-1920 Cumhuriyet öncesi Saitoğlu Mehmet Sait Efendi tarafından iki katlı olarak yaptırılmıştır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin planlandığı ve taarruz emrinin verildiği yerdir. Bina genel hatları ile neo-klasik özellik taşımaktadır. Plan itibariyle de tipik Anadolu evleri tarzında (orta hayat denilen büyük bir sofa, yanlarında bu sofaya açılan odalar) olduğu görülür. Zemin kat (10 oda, 1 toplantı salonu ve sahnesi) ve üst kattan (9 oda ve sergi salonu) oluşan müzede hem Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile ilgili bilgi verilmekte hem de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekât Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına düzenlenen odalar sergilenmektedir.
    Şimdiki Belediye binasının yapıldığı 1930′lu yıllara kadar “Afyon Belediye Binası” olarak hizmete devam etmiştir. Daha sonra yeni Belediye binasının tamamlanması ile bina “Emniyet Müdürlüğü’ne” tahsis edilmiştir.

    Kuyulu Camii, Afyon

    afyon kuyulu camii



     Kuyulu Camii, Afyon
    Afyon’un merkezinde bulunan bu caminin kitabesi olmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Günümüze kadar ulaşan sırlı tuğla minaresinden XIII.yüzyıl Selçuklu eseri olduğu anlaşılmaktadır. Minare temelindeki bir kuyudan ötürü Kuyulu Mescit ismi buraya yakıştırılmıştır.
    Kare planlı tek kubbeli bir camidir. Mescidin doğu,batı ve mihrap yönündeki pencerelerden aydınlanmaktadır. Kuzey doğu köşesindeki minare orijinal olup bir sıra taş ve iki sıra tuğlalı,yıldız şeklinde üçgen dolgulu silindirik gövdesi bulunmaktadır. Gövdede baklava şeklinde firuze renkli tuğlalar kullanılmıştır.
    Mescidin kuzey yönüne eklenen ek bölüm caminin görünümünü tamamen değiştirmiştir.

    15 Mart 2010 Pazartesi

    Besni Kurşunlu Camii




    Kuzey cephede son cemaat yerine açılan cümle kapısı üzerindeki kitabeye göre 17.yy’da yaptırılmış olan Ulu camii, buradaki diğer camilerde olduğu gibi muntazam bir plana sahip değildir. Daha çok Arap mimari tarzını yansıtan eserin kuzey cephesinde, iki sıra halindeki sütunların meydana getirdiği üç bölümlü, son cemaat yeri, doğu yönde minare kaidesi ile birleşmekte ve camii beden duvarlarında çıkıntı teşkil etmektedir.

    Adıyaman Müzesi'nin Tarihi




    adiyaman_muzesi
    1978 Yılında aşağı Fırat Projesi doğrultusunda yörede yürütülen kurtarma kazılarından elde edilen eserlerin İl Halk Kütüphanesinde depolanmasıyla Adıyaman’da ilk Müzecilik faaliyetleri başlamıştır.
    1982 Yılında modern binasına kavuşmuş ve bu tarihten sonra kendi binasında hizmet vermeye başlamıştır.
    Müzede arkeolojik eserler yanında yöresel kültüre ait etnografik eserler de sergilenmektedir.
    Paleolitik dönemden başlayarak bu döneme ait çakmak taşından yapılmış el baltaları, kazıyıcılar ve kesici aletler , Neolitik döneme ait çakmaktaşı ve obsidyen’den ok uçları, Kalkolitik döneme ait pişmiş topraktan yapılmış çeşitli kaplar, Tunç Çağına ait bronz mızrak uçları ve benzeri eserler, Demir Çağına ait hiyeroglif yazıtlar, çeşitli mutfak kapları ve süs eşyaları , Helenistik döneme ait heykel,mozaik, yazıt ve çeşitli kaplar, Roma dönemine ait heykel, yazıt ,mozaik , kandil, koku şişesi, çeşitli kaplar ve süs eşyaları, Bizans dönemine ait çeşitli kaplar ve süs eşyaları, İslami ve özellikle Selçuklu dönemine ait sırlı kaplar, cam eserler ve süs eşyaları ile Osmanlı dönemine ait çeşitli eserler sergilenmektedir.
    Etnografik eser salonunda ise yöresel halı, kilim ve cicim gibi el dokumaları, kadın ve erkek giysileri, gümüş takılar ile bakır mutfak eşyaları teşhir edilmektedir.

    Ulu Camii, Adıyaman

    Ulu Camii



    Adıyaman’ın şehir merkezinde bulunmaktadır. Dulkadir oğulları beyliği zamanında yapılan camii daha sonraları birçok kez onarım görmüştür. Caminin bu günkü şekliyle 1863 tarihinde yaptırıldığını bildiren bir kitabe, minare kaidesinin doğuya bakan üst yüzeyinde bulunmaktadır. Aynı yerde altta kemer içinde bulunan bir başka kitabede caminin 1902 yılında tamir gördüğü anlaşılmaktadır.

    Eskisaray Camii

    Eskisaray Camii



    İlimiz merkez Eskisaray mahallesinde bulunan Eski Saray camii Hicri 1148’de İbrahim paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami bir çok defa onarım görmüştür. Son onarımda camii kuzeye doğru genişletilmiştir.

    Kab Camii

    Kab Camii



    Kab Camii, Adıyaman
    Mahalleye kendi adını veren Kab camii kitabesine göre hicri 1182 (1768) yılında yapıldıktan sonra Hicri 1342 (1923) Hacı Mehmet Ali tarafından yeniden yaptırılmıştır.

    Yenipınar Camii






    Yenipınar Camii


    İlimiz Yenipınar mahallesinde bulunmaktadır. Düz bir alan üzerine kurulmuştur. Minare kaidesinde yer alan kitabeye göre Hicri 1133 (1720) senesinde Hacı Mahmut adında birisi tarafından yaptırılmıştır.

    Abuzer Gaffari Türbesi ve Çeşmesi






    Abuzer Gaffari Türbesi ve çeşmesi
    Adıyaman’ın 5 km doğusunda ziyaret köyündedir. Kapısındaki yazıt H. 1136 tarihlidir. Türbe Bağdat seferi dönüşünde IV. Murat ‘ın emriyle yaptırılmıştır.

    Adıyaman Müzesi





    adıyaman müzesi
    Müzede arkeolojik ve etnografik eserler sergileniyor. Paleolitik dönemden başlayarak bu döneme ait çakmak taşından yapılmış el baltaları, kazıyıcılar ve kesici aletler , Neolitik döneme ait çakmaktaşı ve obsidyen’den ok uçları, Kalkolitik döneme ait pişmiş topraktan yapılmış çeşitli kaplar, Tunç Çağına ait bronz mızrak uçları ve benzeri eserler, Demir Çağına ait hiyeroglif yazıtlar, çeşitli mutfak kapları ve süs eşyaları, Helenistik döneme ait heykel,mozaik, yazıt ve çeşitli kaplar, Roma dönemine ait heykel, yazıt ,mozaik , kandil, koku şişesi, çeşitli kaplar ve süs eşyaları, Bizans dönemine ait çeşitli kaplar ve süs eşyaları, İslami ve özellikle Selçuklu dönemine ait sırlı kaplar, cam eserler ve süs eşyaları ile Osmanlı dönemine ait çeşitli arkeolojik eserler.

    14 Mart 2010 Pazar

    Adana ilinde Bulunan Müzeler


    Adana Arkeoloji Müzesi
    buyuk adana arkeoloji muzesi
    Adana’nın ve bütün Çukurova’nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1924 yılında kurulmuştur. Bu nedenle Türkiye’nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan Müze, Adana’lı Alyanakzade Halil Kamil Bey’in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928′de Taşköprü’nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camii’nin Medresesi’nde ziyarete açılmıştır.

    1950 yılında, Kuruköprü’de şimdiki Etnografya Müzesi’ne taşınmıştır. Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova’nın ilk çağlarına ait seçkin eserler müzede toplanmıştır. Müzenin etnografik eser açısından zenginleşmesine Müze Müdürü Ali Rıza Yalman’ın (Yalkın) büyük katkıları olmuştur.
    Müze 5 Ocak 1972 yılında şimdiki binasına taşınmıştır.
    Hitit İmparatorluk dönemine ait “Dağ Kristali Heykelciliği” çok ilgi görmektedir.
    Seyhan Caddesi, Adana
    Tel : (0322) 454 38 55
    Faks : (0322) 454 38 56
    Pazartesi dışında her gün 08.30-12.30 / 13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır.

    11 Mart 2010 Perşembe

    Adana Taş Eserler Müzesi

    Bahçede kûfi, sülüs ve nesih hatla yazılmış kitabe ve mezar taşları teşhir edilmektedir.
    Güney ve kuzey kısımda sade, sikke başlıklı, mecidiye tipi, kavuklu, fes ve barok başlıklı, 17. yy.’dan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır. Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi’ninkiler de vardır.

    Adana Arkeoloji Müzesi


    buyuk adana arkeoloji muzesi
    Adana’nın ve bütün Çukurova’nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1924 yılında kurulmuştur. Bu nedenle Türkiye’nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan Müze, Adana’lı Alyanakzade Halil Kamil Bey’in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928′de Taşköprü’nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camii’nin Medresesi’nde ziyarete açılmıştır.

    Ulu Camii, Seyhan, Adana

    Ulu Camii, Seyhan, Adana
    Ramazanoğlu Beyliği döneminin ünlü beylerinden Halil Bey tarafından 1507 yılında yaptırılmıştır.
    Külliye; cami, medrese, türbe (Halil Bey Türbesi), vakıf sarayı olarak adlandırılan harem dairesi ve Tuz Hanı da denilen selamlıktan oluşmakta olup, karemsi plan üzerine kurulmuştur.