31 Mayıs 2011 Salı

Sultan Ömer Ali Seyfeddin Camii, Brunei

 Sultan Ömer Ali Seyfeddin Camii, Brunei
28. Brunei Sultanı tarafından Brunei nehri kenarında yaptırılmış olan Sultan Ömer Ali Seyfeddin Camii, 1958 yılında tamamlanmıştır.

KONYA'NIN SEYDİŞEHİR İLÇESİNDEKİ CAMİLER, KONYA

Türbe Camii, Seydişehir, Konya

29 Mayıs 2011 Pazar

Emirler Türbesi, Seydişehir, Konya


Türbenin Restorasyondan Sonraki Hali
Konya'nın Seydişehir ilçesindeki Türbe Camii’nin güneybatı köşesi ile minaresi arasındadır.
Mezarların kitabesi yoktur.
Bundan dolayı Camii (Türbe Camii) olarak adlandırılmıştır.
Türbenin içinde 9-10 kişi yatmaktadır.

Türbe Camii'nin İçi'nin Resimleri

 Caminin İçinden Bir Görünüm

Türbe Camii, Seydişehir, Konya

 Türbe Cami'nin Minaresi
Konya'nın Seydişehir ilçesi, Alaylar Mahallesinde bulunmaktadır.
19.asır sonlarında Seydişehirli hayırseverler tarafından yaptırılmıştır.
Cami, dikdörtgen plânlı, taş ve molozlarla yapılmış çatı ile örtülü basit bir yapıdır.

27 Mayıs 2011 Cuma

KONYA


KONYA'NIN KONUMU
3 Temmuz 2014 tarihi itibariyle Konya'da 3.190 cami bulunmaktadır.
Diyanet’in açıkladığı rakamlara göre, Türkiye’de 85.412 cami bulunuyor. 

BEYŞEHİR


BEYŞEHİR'İN KONUMU, KONYA
  1. Alaadin Keykubat Camii
  2. Aşağı Hacı Akif Camii
  3. Bahçelievler Camii
  4. Bayavşar Kasabası Camii 
  5. Bayındır Camii
  6. Beytepe Mahalle Camii
  7. Cuma (Hacı Armağan Şah) Camii
  8. Çarşı(Merkez) Camii
  9. Demirli Mescid
  10. Demirli Mescit 
  11. Demirli Mescit
  12. Esentepe Camii
  13. Eşrefoğlu Camii
  14. Eşrefoğlu Camisi 
  15. Eşrefoğlu Camisi
  16. Eşrefoğlu Camii İçin, 7 Asırda 9 Defa Onarım Yapıldı
  17. Eşrefoğlu Camii'nin Direkleri 5 Ay Suda Bekletilip Fırınlanmış
  18. Eşrefoğlu Camii'nin Çilehanesi, kar kuyusu ve mihrabı, görenlerde hayranlık uyandırıyor.
  19. Fatih Camii
  20. Hamidiye Camii
  21. Hatuniye Camii
  22. Hızır Ali Paşa Camii, Bayavşar Kasabası
  23. Hüdaverdi Camii
  24. İmam Hatip Tatbikat Camii
  25. İrfaniye Camii
  26. Mevlana Camii
  27. Müftü Mahallesi Yeni Cami
  28. Ravza Camii
  29. Sanayi Camii
  30. Selçuklu Camii
  31. Toki Camii
  32. Yavuz Selim Camii
  33. Yeni Mahalle (Hastane) Camii
  34. Yeşilyurt Camii
  35. Yukarı Hacı Akif Camii

 

Kuyucak Kasabası Aşağı Mahalle Camii, Akseki, Antalya

 Kuyucak Kasabası Aşağı Mahalle Camii, Akseki, Antalya
Caminin uzaktan görünümü
Antalya'nın Akseki İlçesine bağlı Kuyucak Kasabasındadır. Cami çatılı ve tek şerefeli tek minareden oluşmaktadır. Cami Dikdörtgen şeklinde yapılmıştır. Dışınan belli olmasa da içi çok güzel... Hiç bir masraftan kaçınılmamış. Duvarları, mihrabı, minberi vs. tezyinatı için her türlü fedakarlık yapılmış ve ortaya çok güzel eser çıkmış.

Kuyucak Kasabası Yukarı Mahalle Camii, Akseki, Antalya

 Kuyucak Yukarı Mahalle Camii, Akseki, Antalya
Antalya'nın Akseki İlçesine bağlı Kuyucak kasabasındadır.
Kasabanın iki camisinden biridir.
Kasabada zaten iki mahalle var.
Her ikisinde de birer cami var.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Hızır Ali Paşa Camii, Bayavşar Kasabası, Beyşehir, Konya

Hızır Ali Paşa Camii, Bayavşar Kasabası, Beyşehir, Konya 
Hızır Ali Paşa Camii, Konya'nın Beyşehir İlçesine Bağlı Bayavşar Kasabasındadır. 
Tarihi bir camidir. 
Minaresi sonradan eklenmiştir. 

Bayavşar Kasabası Camii, Beyşehir, Konya

 Caminin uzaktan Görünümü...Sadece minaresi görünüyor.

24 Mayıs 2011 Salı

Sanayi Camii, Kadınhanı, Konya

Sanayi Camii, Kadınhanı, Konya
Konya'nın Kadınhanı ilçesinde sanayi içerisindedir. İkişer şerefeli iki minaresi vardır.

İmam Buhari Camii, Mekke-i Mükerreme, Suudi Arabistan

İmam Buhari Camii, Mekke-i Mükerreme, Suudi Arabistan
Mekke-i Mükerreme'nin Güney Aziziye Mahallesinde bulunmaktadır.
Türkiye'den giden Hacılara hizmet vermek için Hac Aylarında açılan Türkiye Diyanet Hastanesinin hemen yanındadır.
M. 1986 (H.1407) yılında inşa edilmiştir.
Cami, Mescid-i Haram'a 7 km uzaklıktadır.

Bilâl-i Habeşî Camii, Seydişehir, Konya

Bilâl-i Habeşî Camii, Seydişehir, Konya
Konya'nın Seydişehir İlçesinde Yeni Otogar'ın hemen yanındadır.
İnşası 2011 yılında tamamlanmıştır.
İkişer şerefeli iki minaresi mevcuttur.

17 Mayıs 2011 Salı

Lamia Camii, Lamia, Yunanistan

 Lamia Camii, Lamia, Yunanistan
Merkezi Yunanistan bölgesinde bulunan Lamia şehri, Atina’ya 215 km mesafede olup, 869 yılından Yunan egemenliğine geçene kadar Slavca bir kelime olan Zitouni ismiyle anılmıştır.
Lamia şehri, 1446 yılında Türk hakimiyetine geçer ve bu egemenlik 1833 yılına kadar sürer.
Mora seferine çıkan Fatih Sultan Mehmet 1458 yılında Lamia’dan da geçer ve bu tarihten sonra Lamia; askeri, siyasi, kültürel ve ticari açıdan son derece gelişmiş bir kent halini alır.

Kanlıca İskender Paşa Camii Hamamı

Tamamen tarihe karışmış olan hamam hakkında C. Vada’ nın verdiği bilgilerden, soğukluk bölümünün ahşap çatılı olduğu, çepeçevre, soyunma mahallerini barındıran iki asma katla kuşatıldığı, 1916’da hamamın yakınındaki Ata Molla Yalısı’ndan sirayet eden yangında bütün bu ahşap aksamın yandığı öğrenilmektedir.
Bu bilgilerin ışığında hamamın planı tam olarak çizmek etmek mümkün değildir. Ancak ılıklık kısmından iki hela birimine geçildiği, sıcaklığın kare planlı olduğu, bunun solunda dikdörtgen planlı bir halvetin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu halvetteki kurnalardan birisinde yer alan, Evliya Çelebi’ nin de sözünü ettiği, fil kabartması ile bezeli aynataşı 1914’te Evkaf-ı İslamiye Müzesi’ne (bugün Türk ve İslam Eserleri Müzesi) taşınmıştır. Söz konusu hamamın, Mimar Sinan’ın mührünü taşıyan inşaat defteri Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde bulunmaktadır.

Kanlıca İskender Paşa Camii Muvakkithanesi

Muvakkithane, camiden dört yüz yıl sonra inşa edilmesine ve ampir üslubunu yansıtmasına rağmen, mütevazı boyutları ve sade cepheleri ve köşesine iliştirilmiş olduğu türbe ile uyum içindedir.
Sekizgen planlı yapının kagir duvarları sıva ile kaplanmış, üzeri basık sekizgen prizma biçiminde bir ahşap çatı ile örtülmüştür. Dikdörtgen açıklıklı kapısı ile Boğaz tarafına (batıya) açılan üç adet yuvarlak kemerli penceresi mermer sövelerle kuşatılmıştır.

Kanlıca İskender Paşa Camii İle İlgili Bilgileri Kaynakları

  • Tanman, Baha, “İskender Paşa Külliyesi”, D. B. İstanbul Ansiklopedisi, c. IV, İstanbul, 2003, s. 207
  • Yüksel, İ. Aydın, “İskender Paşa’ nın eserleri”, Osmanlı Mimarisinde Kanuni Devri, c. 6, s.İstanbul, 2004, s. 261
  • Galitekin, Ahmet Nezih, Osmanlı Kaynaklarına Göre İstanbul Cami, Tekke, Medrese, Mekteb, Türbe, Hamam, Kütüphane, Matbaa, Mahalle ve Selatin İmaretler, İstanbul, 2003, s. 161
  • ÖZ, Tahsin, İstanbul Camileri, c. II, Ankara, 1997, s. 35
  • Yeşilbaş, Mehmet Ali, Bir Beykozlu’ nun Anıları, İstanbul, 2005, s. 16
  • Teksari, Serhat, İstanbul Türbeleri, İstanbul, 2005, s. 103

İskender Paşa’nın Türbesi

Türbe Kanlıca Camii’nin kuzeyindedir. Bir zamanlar ihata duvarı var iken orta avlu kapısı solunda bulunuyordu. Caminin kuzey tarafında bulunması, bani türbelerinin yerleşiminde gözlenen geleneğe aykırıdır.
Türbe, 1267/ 1850 yılında tamir görmüştür.
Dikdörtgen planlı, kagir duvarlı ve düz ahşap çatılı bir yapıdır. İçeriye kuzey duvarından birkaç basamakla girilebilmektedir. Buradaki basık kemerli kapı aslına uygundur. Türbenin ön cephesinde dört pencere, arka cephesinde beş pencere, yan cephelerinde ise üçer pencere yer almaktadır. Pencerelerin köşelerinde iri taş ayaklar ve aralarında yine taş söveler vardır. Pencerelerin dikdörtgen açıklıkları topuzlu demir parmaklıklarla donatılmıştır.

Kanlıca İskender Paşa Camii Mimarisi

 Kanlıca İskender Paşa Camii Minaresi
Cami, Mimar Sinan ’ ın çatılı camiler grubuna girmektedir. Her ikisi de enine dikdörtgen planlı, bir harim ile ahşap duvarlarla kuşatılmış bir son cemaat yerinden meydana gelir. İki sıra tuğla hatıllı moloz taşla örülmüş duvarları ile kargir bir yapıdır.
Batı cephesinde üst katta iki, alt katta iki pencere açıklığı yer almaktadır. Güney cephesinde üst katta üç pencere açıklığı, alt katta iki pencere açıklığı yer alır. Doğu cephesinde üst katta iki alt katta iki olmak üzere toplam dört pencere açıklığı yer almaktadır. Kuzey cephesinde üst katta yedi, alt katta altı adet pencere açıklığı vardır. Kuzey cephesindeki pencereler hariç tüm pencerelerde, alt sıradaki pencerelerin dikdörtgen açıklıkları kesme küfeki taşından sövelerle çevrelenmiş, lokma demir parmaklıklarla donatılmış, tuğla örgülü sivri hafifletme kemerleri ile taçlandırılmıştır. Üst kat pencereleri sivri kemerli olup alçı revzenlerle kaplıdır.
Oranları ve ayrıntıları ile klasik üslubu sergileyen, kesme küfeki taşı örgülü minare harimin kuzeybatı köşesinde yer alır. Çokgen kesitli gövdesi, batı cephesinde taşkınlık yapan, kare tabanlı kaideye oturmakta, şerefenin altındaki mukarnasların ince işçiliği dikkati çekmektedir. Sağır olan korkuluğu geometrik taksimatlıdır. 1895 depreminden sonra yenilendiği bilinen petek kısmı, koni biçiminde, kurşun kaplı bir külahla son bulur.
Kuzey cephesinin önünde, tek katlı üstü kırma çatı ile örtülü bir çıkma bölümü yer alır. Bu çıkmanın önünde üç bölüme ayrılmış bir pencere açıklığı vardır. Sağında ve solunda son cemaat yerine girişi sağlayan birer kapı bulunmaktadır.

Kanlıca İskender Paşa Camii Tarihçesi

Zaman içinde çeşitli onarımlar geçiren bu yapı topluluğu 19. yy’ da birtakım ek binalarla donatılmış, Tanzimat dönemi ileri gelenlerinden M. Sadık Rıfat Paşa (ö. 1857 ) türbeye bitişik bir muvakkithane inşa ettirmiş, aşağı yukarı aynı yıllarda caminin doğu yönüne, zemin katı kahvehane olarak kullanılan fevkani bir mektep yaptırılmıştır.
1925’te Üsküdar’ı Beykoz’a bağlayan yolun genişletilmesi amacıyla, Kanlıca’ nın çekirdeğini teşkil eden bu küçük külliye önemli ölçüde tahrip edilmiş, 1916’da bir yangın geçirerek harap düşmüş olan hamam, ayrıca camiyi üç yönden kuşatan hazire, çevre duvarları, üç adet avlu kapısı, fevkani mektep, caminin mihrap duvarının arkasında yer alan ahşap imam meşrutası ile yanındaki aşhane (imaret) ortadan kaldırılmış, bu arada, camiyi kuşatan ve hazireleri gölgelendiren asırlık ağaçların da bir kısmı kesilmiştir.

İskender Paşa Camii Nerededir?

Kalıca İskender Paşa Camii, Beykoz
İskender Paşa Camii, Külliye, Beykoz ilçesi’ nde, Kanlıca İskelesi’nin önündeki küçük meydanda bulunmaktadır. I. Süleyman ( Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden, “Magosa Fatihi” olarak tanınan Gazi İskender Paşa (ö. 1570) tarafından yaptırılmıştır.
Kanlıca Camii olarak da bilinir. İskender Paşa’ nın 967/ 1559 tarihli vakfiyesi ile belirtilen bu mescidi, Mimar Sinan’ ın tezkirelerinde “Kanlıca’ da merhum İskender Paşa” ve “Camii İskender Paşa der Kanlıca” şeklinde kayıtlıdır.
Caminin harim kapısı üzerindeki kitabede görülen 967/ 1559-60 tarihi külliyenin tamamlanma tarihi olarak kabul edilebilir.
Yapıların tasarımı Mimar Sinan’a aittir.

KANLICA İSKENDERPAŞA CAMİİ, BEYKOZ, İSTANBUL


    Ahmediye Camii, Üsküdar, İstanbul

     Ahmediye Camii, Üsküdar, İstanbul
    Ahmediye Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde Ahmediye semtinde eski Ahmediye Caddesi'nde Yeni Gündoğumu Caddesi ile Esvapçı Sokağın birleştiği köşededir.
    Kefçe Dede Camii de dedir.
    Osmanlı Dönemi'nden kalma tarihi bir camidir.
    Tersane emini İbn'ül Emin Ahmed Ağa tarafından yaptırılmıştır.

    Kethüda Camii, Kadıköy, İstanbul

    Kethüda Camii, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde bulunmaktadır.
    Kadıköy'ün en eski camisi olarak düşünülmektedir.
    Kethuda Camii yaklaşık 450 yıl önce muhtemelen Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılmıştır.
    Üzerinde tarih yoktur.

    DOLMABAHÇE (BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN) CAMİİ, BEŞİKTAŞ, İSTANBUL

    DEFTERDAR İBRAHİM PAŞA CAMİİ, BEŞİKTAŞ, İSTANBUL

    BEYAZIT CAMİİ, EMİNÖNÜ, İSTANBUL

    16 Mayıs 2011 Pazartesi

    Salar Köyü Camii

    Afyon’un merkez ilçesine bağlı Salar Kasabası’nda idi. Sâhip Ataoğulları zamanında yapılmış olduğu, cami kapısının aynı asır sanat eseri olmasından anlaşılmaktadır. Bu kapı Kubbeli Mescit’in kapısı gibi işlemelidir. Eski Salar Köyü Camii, Ayvalı Köyü zelzelesinde harap olmuş ve yıkılmıştır. Nakışlı kapısı Afyon Müzesi’ndedir.

    Kaledibi Mescidi, Afyon

    Kalenin güney eteklerinde bir mescit kalıntısı bulunmaktadır. Mescit kalıntısına Kaledibi Mescidi denilmektedir. Bu mescidin kimin tarafından yaptırıldığı hususunda da çeşitli görüşler bulunmaktadır. Konu ile ilgili olarak Ali Osman Uysal, Kale Mescidi’nin kalenin tepesinde olmayıp kale eteklerinde, şu anda bazı duvarları, temelleri ve bir bölümü kalan mescit olduğunu belirtmektedir. Kalenin giriş yolu kenarında bulunan bu mescit hakkında Ömer Fevzi Atabek “inşâ’tarihine â’id bir vesîka bulunmamakla beraber kal’a misâli divarları bulunup üstünün toprak olduğu inşâ’tarzından anlaşılıyor. Ve mektep şeklindedir.” diye bilgi vermektedir. Diğer taraftan Ahmet İlaslı’nın belirttiğine göre, Kale eteğindeki mescidin kitabesi de sonradan Yukarı Pazar Camii’ne konulmuştur. Kitabeye göre, mescit H.663/M.1264 yılında Karamanoğlu Yusuf Bey tarafından yaptırılmıştır. Yusuf Bey kalede bir süre tutsak kalmış ve tutsaklıktan kurtulmasından sonra, Allah’a şükür ifadesi olarak kale surları içerisinde bu mescidi yaptırmıştır.

    Mevlevihane Camii, Afyon

     Mevlevihane Camii, Afyon
    Afyonkarahisar Mevlevîhânesi’nin ilk olarak kimin tarafından yaptırıldığı tartışmalıdır. Ancak bilinen ilk vakfiyesi, Germiyan Beyi I. Yakup Çelebi’nin 716/1316 yılında tanzim ettirdiği belgedir. Mevlevîhâne’nin ilk yapılışına dair kesin bir belge bulunmamakla birlikte, vakfiyenin düzenlendiği tarihten önce, yani 1300’lü yılların başlarında yapılmış olmalıdır. İlk önce zaviye olarak yapılan Mevlevîhâne, daha sonraları muhtelif tarihlerde ilavelerle genişletilmiştir. Mevlevîhâne’ye XVI. yüzyılın başlarında, Ahmet Paşa Camii de denildiğine dair kayıtlar mevcuttur.

    Hacı Aşık Mescidi, Afyon

     Hacı Aşık (Fevziye, Dilaver, Mehmet Paşa) Mescidi

    Kâhil Mahallesi'nde bulunan Hacı Aşık Mehmet Mescidi'nin ne zaman ve kimin tarafın­dan inşa ettirildiği bilinmiyor. Fikri Yazıcıoğlu, Hacı Aşık Mehmet Efendi'nin (öl.1848), Nakşibendi Tarikati şeyhi Halid Efendi'den icazet aldıktan sonra Afyonkarahisar'a ge­lerek "kendi ismiyle anılan Hacı Aşık Camisi'nde ders okutmaya başladığını"nakletmektedir. De­mek ki burada önceden bir cami bulunmakta idi. Binanın tekke, medrese ve mescit olarak kul­lanıldığı da anlaşılmaktadır. M. Saadettin Aygen kaynak vermeden 1666-67/H.1077 yılında Hamza oğlu Abdullah Efendi tarafından iki katlı ahşap, toprak damlı ve minaresiz olarak ya­pıldığını belirtmekteyse de bu hususu açıklayıcı bir bilgi tespit edilememiştir.

    13 Mayıs 2011 Cuma

    AFYONKARAHİSAR'DAKİ CAMİLER

    Şeyh Lütfullah Camii Resimleri, İsfahan, İran

    Caminin tavan ve duvar bezemeleri

    Şeyh Lütfullah Camii, İsfahan, İran

       Nakş-ı Cihan Meydanı ve Şeyh Lütfullah Camii
    Şeyh Lütfullah Camii (Farsça: مسجد شيخ لطف الّله) İsfahan, İran'da bulunmaktadır.
    Safevi hanedanı sırasında Şah Abbas tarafından 1615 yılında inşa ettirilmiştir.
    1618 yılında tamamlanan cami, Safevi mimarisinin başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir.



      Şahidi Camii, Muğla

      Şahidi Camii, Muğla'nın Camikebir mahallesinde bulunan Osmanlı dönemine ait yapıdır.

      Daha önce caminin yerinde Muğla Mevlevihanesi bulunuyordu. Bu mevlevihane 1390 yılında Şeyh Seyyid Kemâleddîn tarafından yaptırılmıştır. Zamanla eskiyen bu dergah 1848'de Hacı Osman Ağa tarafından onarılmış ve genişletilmiştir.

      Üçmihraplı Camii'nin Tarihçesi


      Aynı zamanda Hoca Hayreddin Camii ve Kazancılar Mescidi olarak da tanınan Üç Mihraplı Cami, Eminönü – Unkapanı Caddesi üzerinde ve Küçükpazar denilen yerdedir. Camiin banisi olan Hoca Hayreddin Efendi, Fatih Sultan Mehmed’e hocalık yapmış, güvenilir ve tanınmış bir zattır
      Hadika, camiin H. 874 (M. 1469 – 70) yılında yapıldığını, sonra Fatih Sultan Mehmed’ in mimber koydurmak için mescidi genişlettiğini ve bir mihrap koydurarak, onun yanında mimber yaptırdığını; daha sonra Hayreddin Efendi’nin oğlu olan ve Şam kadısıyken vefat eden Ahmet Efendi’nin zevcesinin kendi evini mescide ekleyerek bir mihrap daha yaptırdığını ve böylece üç mihraplı olduğunu, dolayısıyla da bu ismi aldığını bildirir.

      Üç Mihraplı Camii İle İlgili Diğer Bilgiler

      Bugün Üç Mihraplı Cami’de bir imam ve bir müezzin görev yapmaktadır. Ortalama cemaat sayısı vakit namazlarında 90 Cuma namazlarında 500 kişidir. Musalla taşı ve yeterli abdest alma yeri bulunmaktadır.

      Üç Mihraplı Camii'nin Mimari Yapısı


      Camiin iki ilavesi zamanla yıkılmış, Sultan Hamid döneminde yeniden ve çatılı olarak yapılmıştır. Bu nedenle bu iki bölümün kubbeli olup olmadığı bilinmektedir. Ancak ilk kısım kubbelidir ve son cemaat yerinde de iki kubbesi bulunmaktadır. E. Hakkı Ayverdi’nin verdiği bilgilere göre, yıkılan revakı 1959 – 1960 yıllarında yapıldı. Minare 1956 zelzelesinde yıkıldı ve yeniden yapıldı. Revak ve pencerelerin bozuk yerleri ince kesme taşla örülmüştür. Asıl taşlar moloz iken, tamirleri kesme taşla yapılmıştır ki, Ayverdi bunu “fuzuli ve manasız bir garibe” olarak değerlendiriyor ve şöyle diyor”…  bir kere olandan fazlaya gitmek, aslı bozmaktır; kaldı ki eğer para ve imkan bu kadar bolsa, onu yerine sarf etmek gerektir; yersiz ve ezber gösterişe değil, Yine bu tamirde yapılan revakın iç yüzünü murçla işlenmiş kaba bir halde ve sıvasız bırakmışlar; son derece çirkin görünmektedir. Cami tamamen moloz taşıyla yapılmıştır. Mihrap pek sivridir. Kubbe baklavalı bir kuşağa oturur. İlave ile asıl arasına ikişer küsür metrelik iki geçit açılmıştır. İki sahn seviyeleri arasında 1,30 metre kadar fark vardır”.

      Üçmihraplı Camii, Eminönü

      Hekimoğlu Ali Paşa Camii İle İlgili Bilgilerin Kaynakları

      • Ahmet Vefa Çobanoğlu, "Hekimoğlu Ali Paşa Külliyesi", TDV İslam Ansiklopedisi c.17, İstanbul 1998.
      • Doğan Kuban, İstanbul Yazıları, YEM yayın, İstanbul 1998

      12 Mayıs 2011 Perşembe

      Mesih Mehmet Paşa Camii

      Mesih Mehmet Paşa Camii, Mimar Davud Ağa'nın III. Murad'ın sadrazamlarından Mesih Mehmed Paşa adına yaptığı, Karagümrük'te bulunan bir camidir. Kıble yönüne göre Hırkai Şerif Camii'nin solundadır. 1585'da yapılmıştır. Tek kubbeli, tek minareli, üç kapılı, çinilidir. Mihrabı çıkıntılıdır.

      İstanbul'un Fatih ilçesinde Muhtesip İskender mahallesinde, Yavuz Selim kavşağından aşağıya inerken sağda Eski Ali Paşa caddesi üzerindedir. Camide kabri bulunan Mesih Mehmed Paşa'nın türbesinde Cami'nin mimarının Mimar Sinan olduğu yazar. Fakat Ahmet Refik caminin Davut Ağa'ya "mal edildiğini" söyler. Caminin yakınında Hırkai Şerif Camii bulunmaktadır.

      Dikdörtgen planlı caminin mihrabı çıkıktır, sekiz kemerlidir. Son cemaat yeri beş kubbelidir. Mihrap ve minberindeki sanatkarlık açısından değerlidir. Cami yan galerileri de bu yapıya mahsustur.

      Levent (Afet Yolal) Camii, Beşiktaş

      Levent Camii ya da Afet Yolal Camii İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde yer alan Levent Semtinde Levent Caddesi üzerinde, Levent Mektep Sokağı ile Sümbül Sokağı’nın kesiştiği noktada yer alan yeni tarihli bir camidir. İbrahim Yola tarafından genç yaşta kaybettiği kızı Afet Yola adına yaptırılmıştır. 1945’te Mimar Vasfi Egeli tarafından projesi çizilip yapımına başlanan cami 1961’de ibadete açılmıştır.

      10 Mayıs 2011 Salı

      Hekimoğlu Ali Paşa Camii'nin Mimari Özellikleri

       Hekimoğlu Ali Paşa Camii'ninMihrab ve Minberinden Bir Görünüm
      Cami, tekke, türbe, şadırvan, kütüphane, sebil ve çeşme'den oluşan bir külliyedir. Cami, baldakenli merkezi mekan geleneğine uygun yapılmıştır. Yüksek bir subasman üzerindeki caminin 3 avlu kapısı, 3 cami kapısı olup yapı kesme küfeki taşından yapılmıştır. Giriş kapısı taş kemerlidir ve sülüs kitabede Cihangirli Mustafa Efendi'nin hattıyla İshak Efendi'nin şiiri yer alır. Bu cümle kapısı üzerindeki fevkani yapı kütüphanedir. Kütüphanenin eserleri Süleymaniye Kütüphanesi'ne aktarılmıştır. Doğu kapısı kırma çatılı bir sundurmayla kaplıdır ve cami kapılarına yedi sekiz merdivenle çıkılır. Avlu taş döşemelidir ve çimenli bahçeleri çam ve çınar ağaçlarıyla kaplıdır. Şadırvan, mermer hazneli sekiz sütunla taşınan ahşap çatılıdır ve üzeri kiremit döşelidir. Şadırvanın yapında türbe bulunmaktadır. Türbede Abdal Yakub, Şeyh İbrahim sol bölümdeki sandukalarda yatar. Sağ bölümde Hekimoğlu Ali Paşa, karısı Muhsine Hatun ve ailesi yatmaktadır. Avlu cephesi ahşap sundurmalı olan türbenin kapı alınlığında talik yazılı kitabesi vardır. Avluda su terazisi ve bir kuyu bulunmaktadır.

      Ferhad Paşa Camii, Çatalca

      Ferhad Paşa Camisi, Çatalca'da bir cami.
      1575 yılında Ferhat Paşa tarafından Çatalca tepesinin eteğine Mimar Sinan'a yaptırılmıştır.

      Kaptan Hasan Paşa Camii, İstanbul

      Sultan II. Abdülhamit’in Bahriye Nazırı olan Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa’nın ismini taşıyan Hasan Paşa Mahallesi’nde 1900 yılında kendisi tarafından yaptırılmıştır.

      Eski Kaçerli Mahallesi Camii, Emirdağ, Afyon

      1800 seneleri arasında yapılmış olup, eskili sebebiyle 1944 - 1945 senelerinde yıkılarak yerine bugünkü camii inşa edilmiştir. Minaresi tuğladan olup tek şerefelidir. Cami ile avlusunda 220m², cami 160m² dir. Şadırvanı yoktur

      Çarşı Camii, Emirdağ, Afyon

      1750 seneleri arasında yapılmış, doğu kuzey köşesinde minaresiyle birlikte bulunan eski cami 1902 tarihinde yıkılıp ayni tarihte yenisi yapılarak haliyle muhafaza edilmektedir. Bati kuzey köşesinde bir minaresiyle ibadete açık bulunmaktadır. 1965 - 1966 yıllarında Evkaf Umum Müdürlüğü tarafından tavan ve tabanı yenilenmiştir.
      Cami taş ve yığma olarak inşa edilmiştir. İç kısminin tavanında ahşap bir kubbesi ile kuzey kısmında umumi giriş cümle kapısı, sağ ve sol taraflarında üçer kubbe (Taş kemerler yapılmıştır. Minaresi tuğladan olup, tek şerefelidir. Cami avlusu 1060m², yalnız cami 500m² dır. Avlusunda büyük bir şadırvanı mevcut olup, ayni zamanda caminin bati duvarına raptedilmiş muhafaza altında muslukları vardır.

      9 Mayıs 2011 Pazartesi

      Zincirlikuyu Camii, İstanbul

      Edirnekapı semtindedir. 1499 yılında Hadım Atik Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen ana mekânı iki ayağa dayanan altı kubbe örter. Duvarlar kesme taş ve tuğladır. Kesme taştan kalın bir minaresi vardır.

      Teşvikiye Camii, Şişli, İstanbul

       Teşvikiye Camii, Şişli, İstanbul
      İstanbul'un Şişli İlçesinde Teşvikiye Semtinde bulunmaktadır.
      Buradaki ilk cami 1209/1794-95`te III. Selim tarafından yaptırılmıştır.
      Mevcut kitabesi de 1209 tarihlidir.

      Rumî Mehmet Paşa Camii, Üsküdar, İstanbul

      Rumi Mehmet Paşa Camii, Üsküdar, İstanbul
      Rum Mehmet Paşa Camii ya da Rumi Mehmet Paşa Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde bulunmaktadır.
      Caminin bulunduğu bölge 2008 yılındaki düzenlemelere kadar, Rumi Mehmed Paşa Mahallesi olarak anılıyordu.

      Sinan Paşa Camii, Beşiktaş, İstanbul

      İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Barbaros Anıtı'nın karşısında yer almaktadır.
      1553-1555 yıllarında Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.

      Osman Ağa Camii, Kadıköy, İstanbul

      Osman Ağa Camii, Kadıköy, İstanbul
      Osman Ağa Camii, İstanbul'un Kadıköy İlçesinde Söğütlü Çeşme Caddesinde yer almaktadır.
      Cami, Fatih Sultan Mehmet dönemine (1451-1481) ait Kadı Mehmed Efendi Mescidi'nin yerine 1612 tarihinde yaptırılmıştır.

      Molla Aşkî Camii, Fatih, İstanbul


      Molla Aşkî Camii, İstanbul'un Fatih İlçesinde Balat Semtinde bulunmaktadır.
      Cami, Fatih Sultan Mehmet devri alimlerinden ve şairlerinden Aşkî Mehmet Efendi tarafından inşa ettirilmiştir.

      Koca Mustafa Paşa Camii (Haghios Andreas Klisesi), İstanbul

      Cerrahpaşa'da, Hagios Andreas adına yapılmış kilisedir. İlk yaptıranı ve yapım tarihi bilinmemektedir. İkonoklast dönemin ardından I. Basileos kiliseyi onartmıştır. Latin egemenliğinden sonra, VIII. Mikhael'in yeğeni Teodora Raouleina kilise ve manastırı yeniden yaptırmıştır. İstanbul alınınca, 1491 yılında Koca Mustafa Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.

      Kilise, ana mekân ile dehliz biçiminde yan mekânlardan oluşmaktadır. Ana mekân, dört ayağa dayalı kubbe, dehlizler ve tonozla örtülüydü. Kilise camiye çevrildiğinde, yan dehlizler orta mekânla birleştirilmiş, üstleri yarım kubbe ile örtülmüştür.

      Hırkai Şerif Camii, Fatih, İstanbul.

      Hırkai Şerif Camii, Fatih, İstanbul.
      Atikali semtinde bulunan camiyi 1850 yılında Sultan Abdülmecit yaptırmıştır. Mihrap önündeki kubbeli bölümde, Hz. Muhammed'in Veysel Karani'ye verdiği hırkası korunmaktadır. Kesme taştan, sekiz köşeli yapı, pencereli bir kubbeyle örtülüdür. Mihrap ve minber al somaki mermerdir.


       İSTANBUL’DAKİ  DİĞER CAMİLER



      Bali Paşa Camii, Fatih, İstanbul

       Bali Paşa Camii, Fatih, İstanbul
      Fatih semtindedir. 1504 yılında Bali Paşa ve hanımı Hüma Hatun tarafından yaptırılmıştır.
      Hüma Hatun Camii de denilmektedir. 1935 ve 1958 yıllarında onarılmıştır.
      Kesme taştan yapı, 12 m. çapındaki kubbeyle örtülüdür. 1504 tarihli kitabesinde şair Kenan Hüdai'nin dizeleri yer alır.
      Caminin yakınında Neccar Mehmet ve Hüsrev Paşa'nın türbeleri bulunmaktadır.


      Zühtü Paşa Camii, Kadıköy, İstanbul

      İstanbul'un Kadıköy ilçesi, Kızıltoprak semtindedir.
      1884 yılında Ahmet Zühtü Paşa yaptırmıştır.
      Taş yapıya basamaklarla çıkılmaktadır.

      Kazasker İvaz Efendi Camii, Fatih, İstanbul

      Kazasker İvaz Efendi Camii, İstanbul'un Fatih ilçesinde Suriçi Ayvansaray Eğrikapı'da, Kara surlarına cepheli olarak 1585 yılında Rumeli Kazaskeri İvaz Efendi tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir.
      Buna karşı Mimar Sinan eserlerini anlatan tezkerelerde caminin ismi yoktur.

      İskele Camii, Kadıköy, İstanbul

      İstanbul'un Kadıköy ilçesinde Kadıköy İskelesinin yakınındadır.
      1761 yılında III. Mustafa'nın yaptırdığı camiyi, 1859 yılında Abdülmecit onartmıştır.
      1975 yılında bir onarım daha geçirmiştir.

      Gül Camii, Fatih, İstanbul

      Gül Camii (Ayia Theodosia), İstanbul'un Fatih ilçesinde, Unkapanı ile Ayazkapı semtleri arasında bulunmaktadır.
      Doğu Roma (Bizans) döneminden kalma tarihi ve dinî bir eserdir.
      Eski adı ve yapım tarihi hakkında kesin malumat olmamakla birlikte 10. ya da 11. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir.

      Sokullu Mehmet Paşa Camii, Beyoğlu, İstanbul

      Sokollu Mehmet Paşa Camii, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde Unkapanı köprüsünün Galata ayağının dibinde, Azapkapı semtinde yer almaktadır.
      Mimar Sinan tarafından 1578'de Sokullu Mehmet Paşa adına yapılmıştır.
      Selimiye Camii stilinde yapılmış olan caminin altı mahzendir.

      8 Mayıs 2011 Pazar

      AYASOFYA CAMİİ, FATİH, İSTANBUL

      Ayasofya Camii'nin 1850'li Yıllardan Bir Görünümü , Fatih, İstanbul
      1. Ayasofya Camii ve Külliyesi 
      2. Ayasofya Camii Fotoğrafları


        GAZİ ATİK ALİ PAŞA CAMİİ, FATİH, İSTANBUL

        GAZİ ATİK ALİ PAŞA CAMİİ, FATİH, İSTANBUL

        ARAP CAMİİ, GALATA

        Ali Kethüda Camii, Sarıyer

        Ali Kethüda Camii - 1

        Ali Kethüda Camii - 2

        AHİ ÇELEBİ (KANLIFIRIN MESCİDİ, YEMİŞÇİLER) CAMİİ, FATİH, İSTANBUL

        AHİ ÇELEBİ CAMİİ, FATİH, İSTANBUL

        6 Mayıs 2011 Cuma

        TAŞOLUK YEŞİL CAMİİ, ARNAVUTKÖY, İSTANBUL

        .....

        5 Mayıs 2011 Perşembe

        Bodrum Mesih Paşa Camii'nin Fotoğrafları, İstanbul


        Camii'nin Mezar Bölümünü

         Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Caminin sağ tarafındaki merdivenlerle aşağı inilince demir kapılardan sonra mezar bölümününe ulaşılır.
        İlk olarak Romanos Lekapenos'un karısı Teodora 922 de buraya gömülmüştür.Romanos'un emriyle, 604 yılında öldülülen imparator Mavrikios ve çocuklarının lahitleri de buraya getirilmiştir.948 de Kınalıada'daki ölümünün ardından kendiside buraya gömülmüştür.932 de ölen oğlu Kristoforos ve 961'de ölen kızı Helena da buraya gömülmüşlerdir.(kaynak: EYİCE Semavi,DBİA.cilt 2 sf.263.istanbul,1994)

        Cami'deki Temizleme Çalışmalarında, Ortaya Ne Çıkmıştır?


        Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Cami altında yapılan temizleme çalışmalarından birinde , bilin bakalım ne çıkmıştır? Evet bildiniz, heykelin eksik olan kısmına tam olarak uyan, porfir taşından bir ayak parçası.
        Şimdi bunun anlamı nedir. Bu heykel haşa! İstanbuldan götürülmemiştir. Bilinmeyen bir tarihte(Kilise 1200lü yıllarda yapıldığına göre bu tarihten sonra olmalı) ismi lazım olmayan barbar birileri bu eserin bir ayağını kırıp, İstanbula kaçırmışlar ve bilinmeyen bir nedenle Bodrum cami mahzenine atmışlardır.  

        Topografik Kaynaklara Göre Eser Neyi Simgeler?

        Caminin İçindeki Bir Sütun
        Bizim inandığımız bu eserin Bizans döneminde filedelfion(barış) meydanında bulunan bır anma anıtı olduğudur. Topografik kaynaklara göre filedelfion meydanı, Bodrum camiinden çok uzak olmayan bugünkü Şehzade başı meydanıdır. Eserin neyi simgelediğine gelince: Konstantin öldüğünde, oğulları taht kavgasına düşmüş ve çok kan dökülmüş ve sonunda dört kardeş bir araya gelerek birbirlerine bağlılık yemini etmişlerdir. Eser bu yeminin, barışın, anlaşmanın anısına yapılmış olmalıdır. ancak imparator figürlerinin yüzlerindeki sevimsiz ifadeler bile bu barışın uzun sürmeyeceğinin kanıtır ve öyle de olmuştur.

        İstanbul'un Latin İşgali Sırasındaki Yaşadığı Barbarlıklar


        Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Bodrum cami veya Myraleon Manastırı kilisesi olan bu yapı sanat tarihinde uzun yıllar süren bir çekişmenin de sonuna işaret etmiştir. malumunuzdur, bizans 1204 yılında Latin işgaline uğradığında, İstanbulda 1261 yılına kadar yaşayabilecek bir Latin krallığı kurulmuştu. Latinler bir yandan şehrin nimetlerinden yararlanırken bir yandanda(ceneviz ve venediklilerin önderliğinde, kentin değerli eserlerini, Roma imparatorluğunun ilk yıllarındaki gibi barbarca bir anlayışla gemilere doldurup, başta venedik olmak üzere avrupanın değişik kentlerine KAÇIRMIŞLARDIR. 
         
        Venedik San Marco kilisesinin büyük kanala bakan yüzündeki bir köşesinde, Tetrarklar(dörtlü anlamında) olarak bilinen, bir tür kırmızı mermer demek olan porfir taşından 4lü bir imparator grubu heykeli vardır. Batılı sanat tarihçilerin çoğunluğu bu heykelin batıya ait olduğunu iddia ederken, karşıt görüştekiler, eserin Latin işgali sırasında İstanbuldan getirildiğini iddia ederler. İşte çekişme konusu budur.
        Bugün, heykel grubundaki 4 imparatordan birinin ayağının kırık olduğu, alçı veya başka beyaz bir malzemeyle tamamlandığı görülmektedir.

        Orta Bizans Dönemi Yapılarının Genel Özelliği

        Bodrum Mesih Paşa Camii'nin İçinden Bir Görünüm
        Yapının plan tipi, kapalı Yunan haçı planlı olup, tek nartekse sahiptir.Bu mekandan sonra naos(asıl ibadet mekanı)kısmına geçilir.Naos mekanının üzeri Orta Bizans dönemi yapılarının genel özelliği olan yüksek kasnaklı kubbe ile örtülüdür. Buradan Bema kısmına ve daha sonra Apsis kısmına geçilir.Apsisin her iki yanında yer alan Pastophorion hücreleri yer alır.Kilisenin Apsisi içten yarım yuvarlak diştan üç köşelidir.Kilisenin aydılatılması Apsis,Yüksek kasnaklı kubbe ve haçın kollarında açılmış yine dönem uslubuna uygun olarak düzenlenmiş üçüz pencerelerle sağlanmaktadır.süsleme olarak doğu cephe vurgulanmıştır. Malzemesi almaşık duvar tekniğiyle örülüdür.(taş ve tuğla)

        Cami'nin Eski Hali İle Yeni Hali Arasındaki Bazı Farklar

         Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Eski fotoğraflarında, caminin içinde ilgi çekici kalem işi nakışlar vardır. 1930’da duvarlarda mozaik veya fresko bulmak için bütün sıvalar kazındığından, bu nakışlar yok olmuş ayrıca gibi hiçbir Bizans duvar resmi de bulunmamıştır. Sağdaki minare tamamen taştan yapılmış olup, şerefe çıkmasının sade oluşu, bunun en azından üst kısmının 16. yüzyıl  başına ait olmadığını gösterir. Yine eski fotoğraflarında caminin etrafında evvelce bir avlu duvarının dolaştığı görülür. Bugün bu duvardan hiçbir iz kalmadığı gibi, etrafındaki plansız ve eski esere saygısız yapılaşma, caminin hemen yakınına kadar apartmanların inşasını mümkün kılmıştır. Üsteki cami ihya edildikten sonra, altta bulunan mahzen kısmı da namaz mekânı haline getirilmiş bulunmaktadır. Eski fotoğrafta izleri görülen ahşap çatılı son cemaat yeri de son tamirde ihya edilmemiştir.

        Üç bölümlü Giriş Narteksi

        Camii'nin İç Kısmı
        Bu alt yapının üstünde yükselen esas kilise ise tuğladan yapılmıştır. Plan bakımından Bizans mimarisinde bilhassa 9. yüzyıldan itibaren çok yaygın olarak uygulanan dört destekli, kapalı haç biçiminde yapılmıştır. Üç bölümlü bir giriş narteksinden (hol) sonra gelen ana mekânda ortada yüksek ve pencereli kasnaklı bir kubbe bulunur. Kubbeye geçişi sağlayan Pandantiflerin oturduğu dört paye taştan yapılmış kaba desteklerdir. Bunların yerlerinde evvelce mermer sütunların bulunduğu ve bir yangında (belki 1784) bu sütunların herhalde kavrulması üzerine bu payelerin yapıldıklarına ihtimal verilir. Haçın kollarının üstleri değişik biçimde tonozlarla örtülmüştür. Yapının doğu tarafında içten yarım yuvarlak, dıştan üç cepheli bir apsis ile iki yanında yonca biçiminde planlı pastoforion hücreleri vardır.

        Camii'nin Dış Mimarisi

        Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Dış mimari bakımından, hareketli bir estetiğe sahip olan cephelerde yarım yuvarlak payandalarla duvarlar desteklenmiştir. Orijinal biçimini koruyabilmiş olan kubbenin, kademeli kemerler içinde açılan pencereleri dalgalı bir üst silme ile belirtilmiştir. Payandaların hâkim kıldığı vertikal hatlar hâkimiyeti, mermer bir silme testere dişi tuğla saçak ile dengelenmiştir. Rus sanat tarihçisi N. Brunov tarafından ileri sürülen, bütün bu tip Bizans kiliselerinin yanlarında birer nef daha oluğu yolundaki hipotez, bunu destekleyecek bir bilgiye kavuşmamıştır.

        Eski Manastırdan Bugün Her Hangi Bir İz Var mı?

         
        Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
         Mirelaion Manastırı’ndan bugün hiçbir iz yoktur. Roma dönemine ait olduğu anlaşılan büyük bir yuvarlak yapı kalıntısının kenarında inşa edilen kilisenin altında, ana çizgileri ile üsteki yapıya uyan ve ona temel olan bir mahzen yapılmıştır. Bunun İmparator Romanos ve ailesinin mezarlarına mahsus olduğu düşünülmüşse de bazı lahit ve kemikler bulunmakla beraber bir imparator ve imparatoriçeye layık lahitlere rastlanmamıştır. Bu mahzenin bir duvarında bir fresko resim meydana çıkarılmıştır.


        Cami, Bir Dönem Kömür Deposu Olarak Kullanılmış

        Bodrum Mesih Paşa Camii, İstanbul
        Müzeler İdaresi’ne bağlanmakla beraber, ilgilenilmediği için çok kötü durumda olan Bodrum Camii kömür deposu ve yersizlere barınak olmuş, 1950’li yıllarda bilgisizce yapılmasına başlanan fakat yarım kalan bir restorasyon denemesi de görmüştür. Tekrar camiye dönüştürülmesi hususunda çevrede oturanların istekleri de devamlı geri çevrilmiştir. 1965’ten sonra C. L. Sriker, caminin altındaki mahzeni temizlemiş, aynı yıllarda R. Naumann, caminin hemen yanında bir kazı yaparak, Romanos’un sarayının izlerini ortaya çıkarmaya gayret etmiştir. 1986’da bir dernek tarafından, Bodrum Camiinin restorasyon ve canlandırılmasına girişilmiş belki yeteri kadar ilmi olmamakla beraber, en azından bu çok önemli tarihi eser utanç verici görünümünden kurtulmuştur.